Dava, yapı ortaklığına kabul nedeni ile tapu iptali ve tescil, ikinci kademedeki istek yapılan ödemelerin ve faydalı ve zorunlu giderlerin tahsili istemlerine ilişkindir.
Davalı, yapılan ödemelerin davacıya iade edileceğini, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece harici satışa değer tanınamayacağından bahisle tapu iptali ve tescil istemi reddedilmiş, ikinci kademedeki istek hüküm altına alınmıştır.
Hükmü davacı temyiz etmiştir.
Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden davalının aynı zamanda arsa sahibi sıfatı ile malik olduğu taşınmazlar üzerine yüklenici sıfatı ile inşaat yaptığı, yapmakta olduğu binalara yapı ortaklığı modeli ile üçüncü kişileri dahil ettiği, bu şekilde sağladığı finansla inşaatı yürüttüğü anlaşılmaktadır. Davalı aynı zamanda yüklenici sıfatı taşıdığından Borçlar Kanununun 162 ve 163. maddeleri gereğince üçüncü kişilere yaptığı temlik işlemleri hüküm ve sonuç doğurur. Dolayısıyla orta yerde tapulu taşınmazın haricen satılması değil yüklenicinin yaptığı bir temlik işlemi bulunmaktadır. Davacı bu temlik işlemine dayanarak mahkemeden tescil isteyebilir.
Ne var ki, dayanılan sözleşmenin üst bölümünde davacıya yapılan temlikin ... Blok 1.Kat 2 numaralı, alt bölümünde ise ... Blok 1.kat 5 numaralı bağımsız bölümlere ilişkin olduğu, davacının davasında ... Blok 1.kat 2
2010/14632-2011/551
numaralı bağımsız bölümün adına istediği yapılan keşifte ise kendisine fiilen teslim edilen yerin ise B Blok l.kat 4 numaralı bağımsız bölüm olduğu anlaşılmaktadır. Görülüyor ki, sözleşmenin konusunda belirsizlik bulunmaktadır. Davacı konusu belirsiz sözleşmeye dayanarak mülkiyet aktarımı isteyemeyeceğinden bu talebin reddi sonuç olarak doğrudur.
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davacının bütün temyiz itirazlarının reddi ile sonuç bakımından usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, 24.01.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.