İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2010/14822 K.2011/3651

Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 05.04.2001 gününde verilen dilekçe ile sözleşmenin iptali, birleştirilen davada davacı ... tarafından verilen 06.04.2001 tarihli dilekçe ile de taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil…

Esas2010/14822Karar2011/3651Tarih22 Mart 2011Okuma4 dk · 724 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2010/14822 E., 2011/3651 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
22 Mart 2011
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

724 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 05.04.2001 gününde verilen dilekçe ile sözleşmenin iptali, birleştirilen davada davacı ... tarafından verilen 06.04.2001 tarihli dilekçe ile de taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine, birleştirilen davanın kabulüne ...'un aktif dava ehliyeti bulunmadığından reddine dair verilen 07.11.2006 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacılar/davalılar ... vd. vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 22.03.2011 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar/davalılar vekili Av.... geldi.

Karşı taraftan gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Dava, hile ve sözleşmedeki edimlerin yerine getirilmemesi nedenine dayalı 29.01.2001 tarihli “düzenleme şeklinde miras hissesi satış sözleşmesi”nin iptali istemine ilişkindir.

Davalı, sözleşmenin biçimine uygun şekilde yapıldığını, davacıların yaptıkları sözleşmenin sonuçlarını bilebilecek kişiler olduğunu, kaldı ki sözleşmede dönmeyi engelleyici hüküm bulunduğunu, davanın reddini savunmuş, birleştirilen davasında ise 29.01.2001 tarihli miras hissesi satış sözleşmesine dayanarak 663 ada 3, 663 ada 4 sayılı parsellerdeki ...’e ait hisselerin yarı payının iptali ile adına tescilini istemiştir.

Mahkemece asıl dava reddedilmiş, birleştirilen dava kabul edilmiştir.

Hükmü, asıl davanın davacıları temyiz etmişlerdir.

Asıl davada, hile ve sözleşme hükümlerine aykırılık nedenlerine dayanılarak 29.01.2001 tarihli miras payının devri sözleşmesinin iptali talep edilmiştir.

Bir tanımlama yapmak gerekirse hile, bir kimseyi belirli bir hususu yapmaya sevk etmek, o yönde bir irade açıklamasında bulunmasını sağlamak kastı ile o kimsede yanlış bir kanı uyandırmak ya da esasen var olan yanlış (hatalı) fikrinin devamını sağlamaktır. Hatada, dıştan bir etki olmaksızın kişi kendisi irade sakatlığına düşmüştür. Bu sakatlığın sebebi, kişinin kendi hatasıdır. Hilede de, kişinin iradesi ile beyanı arasında bir uyumsuzluk doğmuştur.

Ancak bu uyumsuzluğun sebebi kişinin kendi yanılgısı değil, yanıltılmasıdır. Aslında hileye maruz kalanın iç iradesiyle beyanı arasında bir uyumsuzluk yoktur. Fakat, iç iradenin o şekilde oluşmasında hile etkin olmuştur. Bundan dolayı hilede, irade ile beyan arasındaki uyumsuzluk sözleşme iradesinin oluşması aşamasında gerçekleşir. Hilenin sözleşmeyi sakatlayabilmesi için öncelikle bir aldatmanın bulunması gerekir.

Aldatma kural olarak, sözleşmenin karşı tarafından yapılır ve bu aldatma sayesinde hileye uğrayan tarafın gerçek iradesi bertaraf edilerek kötü bir amaca ulaşmak için sözleşme yapılması sağlanır. Hileden bahsedebilmek için diğer bir koşul da, hileye başvuranın eylem ve sözlerinde karşı yanı aldatma kastının bulunmasıdır. Bunun dışında, yapılan hukuki işlemin hile sonunda meydana gelmiş olması yani işlev ile hile arasında illiyet bağının olması gerekir.

Hile hukuki nedenine ilişkin bu genel açıklamalardan sonra somut olaya gelince;

Davacılar, davalı ve birleşen dosyanın davacısının kendisini 663 ada 3 ve 4 sayılı parsellerde paydaş olan ...’in kendileri gibi mirasçısı olarak tanıttığını, ...’in başkaca taşınmazlarda da payı bulunduğunu söylediğini, dava konusu parsellerdeki miras hisselerinin kendisine 4.800,00 TL’ye devretmelerine karşılık başkaca paylarla ilgili intikal işlemlerini yaptıracağını, gerekirse de bunlarla ilgili dava açacağını belirttiğini, bu şekilde aldatma sonucu dava konusu işlemi davalı ve birleşen dosyanın davacısının hilesi sonucu yaptıklarını, kısa sürede taşınmazlardaki hisse değerinin sözleşmede kararlaştırılanın çok üstünde olduğunu tespit ettiklerini ve davalının vekaletten de azledildiğini ileri sürmüşlerdir. Tanıklar da bu iddiayı doğrulamışlardır.

Diğer taraftan, sözleşmenin yapıldığı tarihte dava konusu taşınmazların değeri bilirkişi tarafından 4.800,00 TL değil, 351.457,00 TL olarak saptanmıştır. Şu halde davacıların sözleşme yapma iradesi, davalı ve birleşen dosyanın davacısının aldatması sayesinde ve aldatma kastı sonucu fesada uğramıştır. Hilenin bütün unsurları gerçekleştiğinden, davacıların 29.01.2001 tarihli sözleşmeyle bağlı olmaları düşünülemez.

Kaldı ki, 29.01.2001 tarihli sözleşmenin 2.maddesi ile davalı ve birleşen dosyanın davacısı, davacıların miras bırakanı ...’in tüm varlığını tespit etmeyi, davacıların tüm miras hisselerini bulmayı ve çıkarmayı, davacılara intikal ve devirlerini yapmayı, vergilerini ödemeyi, bununla ilgili takip işlemlerine girişmeyi, gerekirse dava açmayı ve sonuçlandırmayı da taahhüt etmiştir.

Dosya kapsamından, davacılar mirasbırakanının dava konusu parseller dışında 6317 ve 6318 sayılı parsellerde de paydaş olduğunun anlaşılmasına ve bu konuda kendisine 29.01.2001 tarihli vekaletname verilmesine rağmen, davalı ve birleşen dosyanın davacısı bunlarla ilgili intikal işlemlerini de yaptırmamış, vekaletten 12.03.2001 tarihinde azledilmiştir.

Borçlar Kanununun 81.maddesi gereğince sözleşmedeki kendi edimini yerine getirmeyen taraf, karşı taraftan borcun ifasını isteyemeyeceğinden, birleşen davanın bu nedenle de reddi gerekir.

Mahkemece, yapılan bu saptamalar bir yana bırakılarak, asıl davadaki istemin kabulü, karşı davanın ise reddi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 825,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davalı-birleşen dosyanın davacısından alınarak davacılar-birleşen dosyanın davalılarına verilmesine, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, 22.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2010/14822, K. 2011/3651, 22 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/14822
Karar No
2011/3651
Tarih
22 Mart 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2010/14822 K.2011/4622
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2010/14824 K.2011/3319
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2010/14824 K.2011/4981
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2010/14825 K.2011/3241
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2010/14825 K.2011/5611
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2010/14827 K.2011/3320

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.