İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2010/15002 K.2011/1072

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 11.03.2010 gününde verilen dilekçe ile ipoteğin kaldırılması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 11.10.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalı vekili…

Esas2010/15002Karar2011/1072Tarih2 Şubat 2011Okuma2 dk · 483 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2010/15002 E., 2011/1072 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
2 Şubat 2011
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

483 kelime·2 dk okuma·1 bölüm

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 11.03.2010 gününde verilen dilekçe ile ipoteğin kaldırılması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 11.10.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Dava, ipoteğin ehliyetsizlik nedeniyle terkini istemine ilişkindir.

Davalı banka, davacının ipotek aktinin kurulmasından çok sonra vesayet altına alındığını, aktin sıhhatini etkileyecek bir neden bulunmadığını, eldeki davanın açılmasının hakkın kötüye kullanılması olduğunu, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece dava reddedilmiştir.

Hükmü taraflar temyiz etmiştir.

1-Gerçekten, taraflar arasındaki ipotek akti 07.08.2008 tarihinde tesis edilmiş, 02.02.2010 tarihinde şizofreni hastası olması nedeniyle davacıya mahkeme hükmü ile vasi tayin edilmiştir. Ne var ki, dosyada yer alan bazı sağlık kurulu raporlarından davacıya kronik şizofreni hastalığı tesisi konulduğu anlaşılmaktadır. Bu raporlar vasi tayini kararından çok önceki tarihleri içermektedir. Kuşkusuz şizofreni hastalığının ehliyete etkisini tayin hukuki değil tıbbi uzmanlığı gerektiren bir iştir.

Hal böyle olunca; davacının sözleşme yapma ehliyeti bulunup bulunmadığı hususu üzerinde yöntemince ve önemle durulması gerekmektedir.

Davranışlarının eylem ve işlemlerinin sebep ve sonuçlarını anlayabilme, değerlendirme ve ayırtedebilme kudreti bulunmayan bir kimsenin kendi iradesi ile edinme ve borç altına girme ehliyetinin varlığından söz edilemez. Ayırt etme gücü Türk Medeni Kanununun 13. maddesinde “yaşının küçüklüğü yüzünden veya akıl hastalığı, akıl zayıflığı, sarhoşluk ya da bunlara benzer sebeplerden biriyle akla uygun biçimde davranma yeteneğinden yoksunluk…” olarak tarif edilmiş, bu tarif içinde de ayırt etme gücünü ortadan kaldıran nedenlerden bazılarına değinilmiştir.

Türk Medeni Kanununun 15. maddesinde ise; kanunda gösterilen ayrık durumlar saklı kalmak üzere ayırt etme gücü bulunmayanların fiillerinin hukuki sonuç doğurmayacağı hükme bağlanmıştır. Bu gibi durumlarda karşı tarafın iyiniyetli olmasının veya olmamasının bir önemi yoktur. Görülüyor ki; Türk Medeni Kanunu’nun koyduğu hükümlerle ayırt etme gücünün önemine değinilmiş, şahıs ve malvarlığı hukuku açısından doğurduğu sonuçların büyük önem taşıdığını vurgulamıştır.

Bütün bu anlatılanların sonucuna göre eldeki davada öncelikle sözleşmenin vaat borçlusu olan davalının ayırt etme gücü olup olmadığının, başka bir anlatımla bu durumundan ötürü sözleşmenin kendisini bağlayıp bağlamayacağı hususu üzerinde durulması bir zorunluluktur.

Mahkemece yapılması gereken iş, açıldığı bildirilen vasi tayinine ilişkin davanın akıbetini mahkemesinden sormak, hükme bağlanmışsa davalıyı tayin edilecek vasi temsil edeceğinden davayı ona bildirmek, bundan sonra da tarafların gösterecekleri tüm delilleri toplamak, bildirilirse tanıklardan davalının durumunu saptamak, varsa davalıya ait doktor raporları, hasta müşahade kağıtları, film ve grafileri ilgili yerlerden getirterek, sözleşme yapma ehliyetinin tespiti özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden uzman hekimden, gerek görülürse de Adli Tıp Kurumundan rapor almak, davalının ayırt etme gücü olup olmadığı incelendikten sonra çekişmenin esası hakkında bir hüküm kurmak olmalıdır.

Bütün bu yönlerin gözardı edilmesi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.

2-Yukarıdaki bozma nedenine göre davalı bankanın temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesi gerekmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, 2. bent uyarınca davalı bankanın temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, 02.02.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2010/15002, K. 2011/1072, 2 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/15002
Karar No
2011/1072
Tarih
2 Şubat 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2010/15003 K.2011/833
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2010/15004 K.2011/834
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2010/15005 K.2011/835
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2010/15005 K.2011/498
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2010/15005 K.2011/741
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2010/15006 K.2011/836

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.