İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2010/2543 K.2010/4688

Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 16.03.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine dair verilen 26.03.2009 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacılar…

Esas2010/2543Karar2010/4688Tarih27 Nisan 2010Okuma4 dk · 898 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2010/2543 E., 2010/4688 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
27 Nisan 2010
Mahkemesi
Tüketici Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

898 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 16.03.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine dair verilen 26.03.2009 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili ile davalı ... ve ... vekilleri tarafından istenilmekle, tayin olunan 27.04.2010 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar vekili Av.... ile karşı taraftan davalı ... vekili Av... ile davalı kooperatif başkanı ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Dava, davalılardan kooperatif ile yüklenici ... arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin ileriye etkili feshi sebebiyle yükleniciye bırakılması kararlaştırılan bağımsız bölümlerin ikinci yüklenici davalı ile arsa sahibi kooperatif arasında yapılan 27.08.1998 tarihli sözleşmenin 2.7 maddesi uyarınca yükleniciye verilen yetki gereği temliki iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Davalılardan kooperatif yüklenici ...’in kooperatife verdiği dilekçe üzerine gerekli işlemlerin yapıldığını, davalı yüklenici Sebahattin davacıların miras bırakanı ile yapılmış geçerli bir sözleşmenin bulunmadığını, davalı ... ve ... ise taşınmazların adına hükmen tescil edildiğini, iyiniyetli alıcı olduklarını savunmuş ve davanın reddini istemişlerdir.

Mahkemece, dava konusu bağımsız bölümlerin hükmen davalı ... adına tescil edildiği, davacılar miras bırakanının yöntemine uygun temlik sözleşmesinin bulunmadığı ve davalı arsa maliki kooperatife herhangi bir ödeme de yapmadıkları gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.

Hükmü davacılar ile davalı ... ve ... temyiz etmiştir.

1- Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden davalı kooperatif ile diğer davalı ... arasında 07.02.1997 tarihli asıl ve 04.08.1997 tarihli ek arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinin bulunduğu, ne var ki bu sözleşmelerin taraflarca ileriye etkili feshedildiği, davalı arsa sahibi kooperatifin 27.08.1998 tarihinde ikinci yüklenici ...

İnşaat Limited Şirketi ile ayrı bir arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesi düzenledikleri, bu sözleşmenin 2.7 maddesinde çekişmeli bağımsız bölümlerin tamamının ve dava konusu edilmeyen bazı yerlerin yapılan işlere karşılık yükleniciye bırakılmasının kararlaştırıldığı, ayrıca bu sözleşmede yükleniciye bağımsız bölümlerin kooperatife yazılı olarak bildireceği kişilere devir yetkisi verildiği, bu yetkiye dayanarak yüklenicinin kooperatife gönderdiği 14.09.1998 tarihli dilekçesiyle çekişme konusu bağımsız bölümleri davacılar miras bırakanı ... ’e temlik ettiğini bildirdiği,

kooperatif yönetim kurulunun da 25.09.1998 tarihinde davacılar miras bırakanına bağımsız bölüm tapuları ileride verilmek üzere üye kabul ettiği anlaşılmaktadır. Yine dosya arasında bulunan Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/249 Esasında kayıtlı dava dosyasından davalılardan ...’ın davalı kooperatifi ikinci yüklenici ...

İnşaat Limitet Şirketi ve ilk yüklenici ...’ı hasım göstererek çekişme konusu bağımsız bölümleri 19.08.1998 tarihli satış vaadi sözleşmesiyle ...’dan satın aldığını iddia ederek ferağ icbar suretiyle tescil davası açtığı açılan davanın kabul edildiği Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği görülmektedir.

Dava konusu dört adet bağımsız bölümün tapuda yukarıda anılan mahkeme ilamına dayanılarak 11.06.2001 tarihinde ... adına tescil edildiği, ...’un bu bağımsız bölümlerden iki tanesini aynı tarihte davalı ...’na satış suretiyle devrettiği anlaşılmıştır.

Burada yapılması gereken ilk saptama 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 14/son maddesi gereğince kooperatif ortaklığının devredilebilir olduğudur. Bu hüküm uyarınca yönetim kurulu ortaklığı devralan kişinin ortaklık niteliklerini taşıması halinde bu kişiyi ortaklığa kabul eder. ilk yüklenici ...’ın 16.09.1998 tarihli dilekçesi davalı kooperatifteki ortaklığın devrine ilişkindir. Kooperatif Yönetim Kurulunun 25.09.1998 tarihli kararı ise az önce sözü edilen Kooperatifler Kanununun 14/son maddesine uygundur. Bu işlemde davacılar miras bırakanı şahsi hak kazanmıştır.

Üzerinde durulması gereken diğer bir sorunda Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesini 2002/249 Esasında kayıtlı dava dosyasının bu dosya bakımından kesin hüküm veya güçlü delil oluşturup oluşturmayacağıdır. Bilindiği üzere HUMK’nun 237. maddesi gereğince kesin hüküm olgusundan söz edebilmek için her iki davada dayanılan hukuki sebebin, dava konusunun ve taraflarının aynı olması gerekir. Anılan dava dosyasında davacılar taraf durumunu almadıklarından Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/249 Esasında kayıtlı dava eldeki dava bakımından kesin hüküm sonuçlarını meydana getirmez. O davada 19.08.1999 tarihli satış vaadi sözleşmesine dayanılarak çekişmenin satış vaadi sözleşmesinin tarafları bakımından incelenmiş olması bu dava bakımından güçlü delil de değildir.

Sonuç olarak, davacılar miras bırakanının 14.09.1998 tarihli yüklenicinin kooperatife yaptığı başvuruya ve kooperatifin davacıları üye kayıt kabulüne dair işlemlere kısaca şahsi hakka dayandıkları, keza davalı ...’ın da 19.08.1999 tarihli satış vaadine yine kısaca şahsi hakka dayandığı açık seçiktir. Dairemizin öteden beri uygulamasına göre şahsi hakların yarışması halinde değer verilecek olan kadim tarihli yani davacıların dayandıkları şahsi haktır.

Davalı ...’nun durumunun da TMK’nun 1024 maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekecektir. Anılan madde hükmü uyarınca, bir ayni hak yolsuz olarak tescil edilmişse bunu bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişilerin yolsuz olan bu tescile dayanma olanakları yoktur.

Yasa ve uygulamadaki deyimle bağlayıcı olmayan bir hukuki işleme dayanan ve hukuki sebepten yoksun bulunan tesciller yolsuz tescil sayılacağından hakkı zedelenen üçüncü kişinin iyiniyetli olmayan malike karşı doğrudan doğruya şahsi hakka dayanması mümkündür.

Dava konusu bağımsız bölümlerin davalı ... adına tesciline karar verilen Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/249 Esasında kayıtlı olan dava dosyasında ..., ...’ı vekil olarak temsil etmiştir ve taraflar arasındaki ilişkiyi bu dava nedeniyle bilmektedir. Hal böyle olunca.

Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/249 Esas sayılı kararına istinaden ... adına tescil edilen dört adet bağımsız bölümden iki tanesini aynı tarihte satış yoluyla devralan ...’nun davacılar miras bırakanının yukarıda açıklanan ve kadim olan şahsi hakkını bertaraf etmek kastıyla hareket ettiği, başka bir deyişle yolsuz tescili bilen veya bilmesi gereken kişi olduğunun kabulü gerekir.

Açıklanan nedenlerle davanın kabulü yerine yazılı bazı gerekçelerle reddi doğru olmadığından karar bozulmalıdır. 2- Bozma nedenine göre davalıların temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesi gerekmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) bentte açıklanan nedenlerle davacıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (2) bentte yazılı nedenle davalıların temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 750.00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 27.04.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2010/2543, K. 2010/4688, 27 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/2543
Karar No
2010/4688
Tarih
27 Nisan 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2010/2543 K.2010/3483
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2010/2543 K.2010/6630
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2010/2544 K.2010/7638
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2010/2544 K.2010/4236
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2010/2544 K.2010/6627
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2010/2544 K.2010/8149

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.