KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2010/2547 E., 2010/4121 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
255 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 12.05.2009 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında isim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 30.12.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, Tapu Müdürlüğüne izafeten Hazine aleyhine açtığı davada 588 parsel sayılı taşınmazda ... olarak geçen malik isminin ... olarak düzeltilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuş, davanın kabulüne dair verilen karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu kaydında isim düzeltilmesi istemine ilişkindir.
Tapu sicilindeki yanlışlıklardan kaynaklanan davalarda yasal hasım, kayıtları tutmakla görevli ve sorumlu tapu sicil müdürlükleridir. Bu nedenle dava doğrudan tapu sicil müdürlüğüne yöneltilmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17.3.1999 tarihli ve 1999/14-165-149 sayılı kararı da bu yöndedir.
Uygulamada davaların sıkça “Tapu Sicil Müdürlüğüne izafeten Hazine” hasım gösterilerek açıldığı görülmektedir. Hazine vekili, 4353 sayılı kanunun 18.maddesine göre kanuni temsilci sıfatıyla idareyi temsil eder. Bu nedenle “Tapu Sicil Müdürlüğüne izafeten Hazine” hasım gösterilerek dava açıldığında, davanın husumet yokluğundan reddi yerine dava dilekçesinin doğru hasım olan “Tapu Sicil Müdürlüğüne” tebliğinin sağlanması ve bundan sonra davaya devamla bir hüküm kurulması gerekir.
Somut olayda, “Tapu Müdürlüğüne izafeten Hazine” hasım gösterilerek dava açıldığı görülmüştür. Dava dilekçesi tapu sicil müdürlüğüne tebliğ
edilmeksizin yargılamaya devamla hüküm kurulması doğru görülmediğinden yukarıda değinildiği şekilde dava dilekçesinin yöntemine uygun şekilde tebliği sağlandıktan sonra yargılamaya devamla bir karar verilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2010/2547, K. 2010/4121, 9 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama