Davacı, maliki olduğu 3147 parsel sayılı taşınmazda bulunan duvar ve taş kemerin davalı ... tarafından yıkıldığını, elkoymanın haksız olduğunu ileri sürerek elatmanın önlenmesi ve taşınmazının eski hale getirilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ..., işlemin idari bir işlem olduğunu, elkoymanın yasal nedenlere dayandığını, açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, yargı yolu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden davalı ... encümeninin 07.06.2005 tarihinde 3147 parsel üzerindeki binanın tehlike arzetmesi nedeniyle belediyece yıkılmasına karar verildiği görülmektedir.
Gerçekten, 3194 sayılı İmar Kanununun 39.maddesine göre bir kısmı veya tamamının yıkılacak derecede tehlikeli olduğu belediye veya valilik tarafından tespit edilen yapıların sahiplerinden, tehlikenin kaldırılması istendikten sonra yapı sahibi tarafından tamir veya yıkım işlemi yerine getirilmezse bu işlerin belediye veya valilikçe yapılmasına olanak vardır. Kuşkusuz belediye encümeninin 07.06.2005 tarihli kararı yasanın verdiği yetkiye dayalı idari bir karardır.
Davada, mahiyeti itibariyle idari kararın iptali de istendiğinden, bu tür davaların adli yargı yerinde görülerek sonuçlandırılması mümkün bulunmamaktadır. Mahkemece bu saptama gözetilerek dava dilekçesinin yargı yolu nedeniyle reddine karar verilmesinde bir yanılgı bulunmadığından, davacının bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, 04.05.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.