İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2010/408 K.2010/1572

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 01.01.2007 gününde verilen dilekçe ile dalyan yeri irtifak hakkının terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 09.07.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar…

Esas2010/408Karar2010/1572Tarih15 Şubat 2010Okuma6 dk · 1.261 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2010/408 E., 2010/1572 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
15 Şubat 2010
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.261 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 01.01.2007 gününde verilen dilekçe ile dalyan yeri irtifak hakkının terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 09.07.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı, 520 parsel sayılı "deniz" vasıflı taşınmazın tamamının Hazine adına kayıtlı olduğunu, tapu kaydının mükellefiyetler sütununda davalılar yararına "dalyan" hakkı bulunduğunu, 3.12.2004 tarihinde yapılan tespitte taşınmazın beton rıhtım ile mendirek arasında kaldığının, kalan kısmın da boş ve işgalsiz olduğunun ayrıca dalyan hakkının fiilen ve fiziken kullanılmadığının belirlendiğini ileri sürerek hakkı doğuran nedenin ortadan kalktığı iddiası ile dalyan hakkının terkinini talep etmiştir.

Davalı ... Bölge Müdürlüğü taşınmazda 352/1280 pay oranında dalyan hakları bulunduğunu, dalyan hakkına ilişkin üst hakkı hükümlerinin uygulanması gerektiğini, bu nedenle bedeli ödenmeden kayıttan terkininin mümkün olmadığını savunmuştur. Diğer davalılar da dalyan hakkının ancak bedeli karşılığı terkin edilebileceğini, Su Ürünleri Kanununun 12.maddesinde de kullanılmayan dalyan hakkının kamulaştırılacağı hükmü getirildiğini savunarak davanın reddini talep etmişlerdir.

Mahkemece dalyan hakkı bulunan taşınmazın bir kısmına liman yapıldığı ve teknelerin yanaştığı, bu nedenle de balık yetiştirmesinin mümkün olmadığı, taşınmazın fiilen kamu yararına tahsis edildiği, davalı tarafın ıslah ya da karşı dava ile alacak talebi de bulunmadığı gerekçesi ile dalyan hakkının bedelsiz terkinine karar verilmiştir.

Dava, tapu kaydında yer alan dalyan hakkının terkini isteğine ilişkindir. Dava konusu 520 parsel sayılı taşınmazın tamamı “deniz” vasfı ile Maliye Hazinesi adına kayıtlıdır. Tapunun hak ve mükellefiyetler sütununda ise “..., ..., ..., ..., , ..., ... ve Beyazıt Vakfı lehine dalyan hakkı (müstakil sayfa 499),

Sarıyer ilçesi, .. Feneri Köyü köy içi iskele caddesinde kain 10 pafta, 520 parsel sayılı 14000 m2. miktarlı dalyan’ın (498 sayfa mütallik dalyan hakkı), 232/1280 hissesi ..., 87/1280 hissesi ..., 87/1280 hissesi ..., 87/1280 hissesi ... , 87/1280 hissesi ..., 87/1280 hissesi ... ve 352/1280 hissesi de Sultan Beyazıt Vakfı” şeklinde kayıt bulunduğu taşınmazın 2.3.1961 tarihinde kadastro suretiyle tescil edildiği anlaşılmaktadır.

Davanın hukuki nitelemesini yapmadan önce dalyan hakkının tanımına ve hukukumuzdaki düzenleniş şekline kısaca değinmek gerekir.

Dalyan, balıkların toplu olarak geçtikleri yerin üç tarafı ağ ile kaplı bir yanı balık girmesi için kurulan ve balıklar girince de kapatılan av yeridir. Dalyanlar, ağ ve direklerden kurulup alt tarafı da örtülü olabileceği gibi göl ve nehirler ile körfezlere kurulan kamışlardan oluşan dalyanlar da bulunmaktadır.

Görülüyorki dalyanlar, deniz, nehir ve göllerde balık avlamak için yapılan tesislerdir.Bir devletin karasularında bulunan deniz, göl ve nehirler devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerdir. Buralardan herkes yararlanabilir ve balık tutabilir. Türk Medeni Kanununun 704 ve 998/1 inci maddesine göre bu yararlanma hakkının belli bir kişiye irtifak hakkı olarak tahsis ve tapuya tescili mümkün değildir.

Anılan maddelere göre, tapu siciline taşınmaz olarak; arazi, taşınmaz üzerindeki bağımsız ve sürekli haklar ve kat mülkiyetine konu olan bağımsız bölümler kaydedilebilir. Kanunda belirtilen ve taşınmaz olarak kaydedilecek olan haklar sınırlı sayıda gösterilmiş olup, deniz, göl ve nehirler taşınmaz olarak kaydedilemeyeceğinden bu yerlerdeki balık avlama hakkının irtifak hakkına konu edilebilmesi de yasal olarak mümkün olmayacaktır(...

Himmet Berki, tasarruf Hukuku Bakımından Dalyan ve Voli, Ankara 1953, s.15 vd; Suad Bertan, Ayni Haklar, Ankara 1976, s.1162). Ancak somut olayda deniz tapuya bağlanmış ve kaydın hak ve mükellefiyetler sütununa da davalılar yararına dalyan hakkı tescil edilmiştir. Bu nedenle bu hakkın dayanağı ve terkini koşullarına kısaca değinmek gerekmektedir.

Yukarıda da değinildiği gibi dalyan hakkı Türk Medeni Kanununda düzenlenmemiş olup yürürlükte kaldırılan 724 sayılı Medeni Kanununda da bir

düzenleme bulunmamaktadır. Ancak 724 sayılı Medeni Kanununun Yürürlüğe Konmasına Dair 864 sayılı Kanunun 18.maddesinde yer alan artık tesisi mümkün olmayan ayni haklar arasında yer almaktadır.

"Ayni haklar" başlığını taşıyan 18.madde “Kanunu Medeninin mer’iyeti zamanında mevcut olan ayni haklar gayrimenkul sicillerine müteallik hükümler mer’i olmak şartı ile mahfuzdur.

Mamafih iş bu kanunda bir istisnai hüküm mevcut olmadıkça hakkı mülkiyetin ve diğer ayni hakların şümulü mer’iyeti başlar başlamaz yeni kanuna tabidir. Yeni kanununa nazaran tesisleri kabul olmayan filhal mevcut ayni haklar, eski kanuna tabi kalırlar” şeklindedir.

Anılan maddeden de anlaşıldığı gibi, tesisi mümkün olmayan haklar için yürürlükte bulunan kanun hükümlerine göre bu hakların değerlendirilmesi olanağı da bulunmamaktadır. Bu tür haklar için zaman zaman yapılan yasal düzenlemelerle tasfiye hükümleri getirilmiştir.Örneğin.

Medeni Kanunun yürürlüğe girmesinden önce ... hakkı, oda mülkiyeti gibi isimler altında kurulmuş bulunan hakların 634 sayılı Kanunla tasfiye edilmeleri gerekli görülmüş, bu amacı gerçekleştirmek üzere de Kanunun 52. maddesine göre, ilgili kişilerin 634 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonraki üç yıl içinde eski hakları kendiliklerinden anlaşma suretiyle kat mülkiyetine veya kat irtifakına çevirmedikleri takdirde bu yöne ilişkin bulunan işlemin hak sahiplerinden birinin tapu dairesine başvurması üzerine veya doğrudan doğruya tapu dairesince yapılması öngörülmüştür.

Dalyan hakkı için de bugünkü mevzuatımızda çeşitli düzenlemeler yer almaktadır. Bu hükümlere Su Ürünleri Kanunu ile vergi mevzuatında ve bu hakkın mirasçılara intikali sırasında alınacak harçlar nedeniyle Tapu Sicil Mevzuatında rastlanmaktadır. Bunlardan 1380 sayılı Su Ürünleri Kanununun 12. maddesi; “Medeni Kanunun yürürlüğe girmesinden evvel sahipleri adına tapuya tescil edilmiş olan dalyan ve voli yerleri (Olağanüstü sebeplerin devam ettiği müddet içindeki inkıtalar hariç olmak üzere) sahipleri tarafından bizzat veya kiraya verilmek suretiyle devamlı olarak 5 sene işletilmediği veya terk edildiği takdirde kamulaştırılır” şeklindedir.

Anılan maddenin bir tasfiye hükmü olduğu açıktır. Ancak somut olayda dalyan hakkı tapu kütüğünde bir irtifak hakkı olarak düzenlendiğinden Türk

Medeni Kanununun irtifak hakkının terkinine ilişkin hükümlere göre hareket edilmesi gerekmektedir.

Bilindiği gibi irtifak hakkı,bir eşya üzerinde hak sahibine o eşyadan yararlanma yetkisi sağlayan sınırlı bir ayni haktır. Ayni hak olarak herkese karşı ileri sürülebilen mutlak bir etkiye sahiptir. Fakat hak sahibine eşya üzerinde sınırlı bir hakimiyet sağlar. Bu sınırlı hakimiyet Türk Medeni Kanununun 718.maddesindeki mülkiyet hakkının sınırlandırılması sonucunu da doğurur.

İrtifak hakkı Türk Medeni Kanununun 783.maddesi uyarınca sicildeki kaydın terkini ile sona erer. Terkin talebi yararlanan taşınmaz maliki tarafından yazılı olarak yapılır(TMK.1014). Terkin dışında, yüklü ya da yararlanan taşınmazın yok olması yüklü taşınmazın kamulaştırılması, sürenin sona ermesi halinde de irtifak hakkı son bulur. Ne varki;

Yukarıda açıklanan haller dışında, Türk Medeni Kanununun 785.maddesi uyarınca irtifakın sağladığı yararın yok olması veya olağanüstü azalarak çok az yarar sağlaması halinde yüklü taşınmaz maliki yararlanan taşınmaz malikinden irtifakın terkini için onay isteyebilir. Bu onayın verilmediği hallerde mahkemeye başvurarak irtifak hakkının terkini istenir. Böylece, eşya hukukundan kaynaklanan bu kısıtlamanın mülkiyet hakkının başlangıçta mevcut olan yararın ortadan kalkması veya azalması nedeniyle önüne geçilmek istenmektedir. Diğer yandan, ortadan kalkmış ya da yük karşısında sağladığı yarar önemli ölçüde azalmış bir hakkın terkinine karşı çıkmak da Türk Medeni Kanununun 2.maddesindeki dürüst davranma kuralına aykırıdır.

Eldeki davada da; taşınmaz başında yapılan keşifte 1112 m2.lik kısmın beton iskele, 1618 m2.lik kısmın dalgakıran olduğu, dalgakıran ile iskele arasında kalan kısmın kayık çekme yeri ve deniz ulaşım araçlarının geçiş yeri olduğu, 3840 m2.lik kısmın ise açık deniz olduğu saptanmıştır.

Köy halkı ile yapılan görüşmelerde taşınmazın Karadeniz’in İstanbul Boğazı ile buluştuğu noktada bulunduğu ve balıkçı köyü kıyısında olması nedeniyle dalyan kullanımına uygun olması nedeniyle bu hakkın tesis edilmiş olacağı 1990'lı yıllara kadar da taşınmazın dalyan amaçlı kullanıldığı, ticari değeri yüksek balıkların avlandığı bulgularına ulaşıldığına değinilmiştir.

İnşaat yüksek mühendisi ve kadastro teknisyeninden oluşan bilirkişi heyeti ayrıca taşınmazın dalyan yeri olarak kullanılmasının mümkün olmadığını belirtmişlerdir.

Yapılan bu açıklamalardan sonra, mahkemece dalyan hakkının terkinine karar verilmesinde bir usulsüzlük görülmemiştir. Bu hakkın Türk Medeni Kanununun 785.maddesi uyarınca terkini olanaklı ise de aynı madde hükmü gereğince bedeli karşılığı terkin edilebilecektir. Bunun için de irtifak hakkı bedeli saptanmak üzere uzman bilirkişi görüşüne başvurulması, bilirkişilerden gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak(HUMK.m.275 vd.) sonucuna göre bedeli depo ettirildikten sonra terkin kararı verilmelidir. Mahkemece bu husus gözardı edilerek bedele ilişkin bir dava ya da ıslahla getirilen bir talep bulunmadığından söz edilerek irtifak hakkının bedelsiz olarak terkin edilmesi doğru görülmemiş bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatıranlara geri verilmesine, 15.02.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2010/408, K. 2010/1572, 15 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/408
Karar No
2010/1572
Tarih
15 Şubat 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2010/408 K.2010/1705
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2010/408 K.2010/1901
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2010/408 K.2010/2074
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2010/409 K.2010/1277
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2010/409 K.2010/630
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2010/409 K.2010/1895

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.