İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2010/4257 K.2010/5681

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 21.02.2008 gününde verilen dilekçe ile kira sözleşmesinin kurulmasında hukuki imkansızlık bulunduğunun tespiti ve muarazanın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen…

Esas2010/4257Karar2010/5681Tarih13 Mayıs 2010Okuma4 dk · 769 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2010/4257 E., 2010/5681 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
13 Mayıs 2010
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

769 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 21.02.2008 gününde verilen dilekçe ile kira sözleşmesinin kurulmasında hukuki imkansızlık bulunduğunun tespiti ve muarazanın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 10.12.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı, 22.11.2004 tarihli kira sözleşmesi ile davalıya ait fabrika binasını kiraladığını, davalının binanın tamirat ve tadilatlarını yapmak için 14,5 aylık kira bedelini peşin aldığını, kendilerinin de tamirat, tadilat işlemleri yapılırken işyeri ruhsatı almak amacıyla Küçükçekmece Belediye Başkanlığına başvurduklarında taşınmazın bir kısmının kaçak ve ruhsatsız yapılması nedeniyle ruhsat verilemeyeceğinin bildirildiğini, kiralanan yerin ruhsat alınamaması nedeniyle kullanılmasının mümkün olmadığını ileri sürerek kira sözleşmesinin hukuki imkansızlık nedeniyle kurulmadığının tespiti ve muarazanın giderilmesini istemiştir.

Davalı, taraflar arasında görülen çeşitli davalarda kira sözleşmesinin varlığının kabul edildiği, ayrıca tespit davası açmakta hukuki yararının bulunmadığını savunmuştur.

Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı temyiz etmiştir.

Dava, sözleşme ilişkisinin hukuki imkansızlık nedeniyle kurulmadığının tespiti ve taraflar arasında sözleşme bulunduğu şeklindeki muarazanın giderilmesi isteğine ilişkindir.

Davadaki istem tesbite yönelik bulunduğundan davacının tespit istemekte hukuki yararının bulunup bulunmadığının tartışılması gerekir.

Davalının bir şey yapmaya, vermeye veya belirli şeyleri yapmamaya mahkum edilmesi istemli eda davaları ile davacının mevcut bir hukuki durumunun değiştirilmesi, kaldırılması veya yeni bir hukuki durumun yaratılmasını istediği inşai davalara ilişkin yasal düzenlemeler pozitif hukukumuzda yer almasına rağmen, genel olarak "Bir hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığının tespitine dair olan davadır." şeklinde tanımlanan tespit davalarına ilişkin Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunumuzda genel bir düzenleme yer almamaktadır.

Tespit davalarından İcra İflas Kanununun 72. maddesinde söz edilmiş, ayrıca bazı hallerde de maddi hukuk tespit davasını bizzat düzenlemiştir. Bu hallerde, tespit davası yasal düzenlemedeki koşullarda incelenerek sonuçlandırılabilmektedir. Ancak, İİK ve maddi hukukun düzenlemeleri dışında açılan tespit davalarının dinlenip dinlenemeyeceği uygulamada ve doktrinde tereddütlere yol açmıştır.

Gerçekten, eda veya inşai dava açılması olanağının bulunmadığı ya da bu tür davalarla hukuki korumanın sağlanamayacağı haller söz konusu olabilir. Diğer bir anlatımla, davacının bir hukuki ilişkinin tespitinde hukuki yararının bulunması halinde bu hukuki ilişkinin tespitini isteme olanağı bulunmalıdır. Aslında eda davasının içinde tespit istemi de yer almaktadır. Davalı aleyhine eda hükmü kurabilmek için öncelikle hukuki ilişkinin tespiti zorunludur.

Eda davasında verilen hüküm iki aşamalı olup tespit ve edayı içermektedir. Ancak az yukarıda da değinildiği gibi hak sahibinin her zaman eda davası açması koşulları bulunmayabilir. Bu nedenlerle doktrinde kabul edildiği gibi (Saim Üstündağ, Medeni Yargılama Hukuku, İstanbul, 2000 s.324 vd. Baki Kuru, Tespit Davaları, Ankara 1963 s.12 vd.), uygulamada da tek başına açılan tespit davalarının dinlenebileceği kabul edilmiştir.

Bu husus "Tespit davası da eda davasının öncüsü durumundadır. Henüz şartları tamam olmadığı için açılamayan eda davası için ilerideki hukuki ilişkinin belli edilmesi bakımından kesin delil olarak kullanılmak üzere tespit davası açılabilir...." şeklindeki 07.07.1965 tarih 1965/5-1965/5 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da açıkça belirtilmiştir.

Tespit davalarına ilişkin yapılan bu saptamalardan sonra somut olaya döndüğümüzde;

Davacı davalıya ait fabrika binasını 22.11.2004 tarihli kira sözleşmesi ile kiralamıştır. Ancak, binayı amacına uygun olarak kullanamadığı için sözleşmenin kurulması aşamasında imkansızlık bulunduğundan taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin kurulmadığının tespitini istemektedir. Taraflar arasında görülen Şişli Asliye 4.Hukuk Mahkemesinin 2005/314 Esas sayılı davasında davacı ..... San. Tic. Ltd. Şti. davalı ... San.

A.Ş'ye peşin ödediği kira parasının tahsili için dava açmış, mahkemece taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin geçerli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Dairemizce karar, taraflar arasındaki ilişkinin hasılat kira sözleşmesinden kaynaklandığı kabul edilerek, Borçlar Kanununun hasılat kirasına ilişkin 272. maddesinin yaptığı yollama ile aynı yasanın 249. maddesi hükmü uyarınca kiralayanın kiralananı akitteki amaca uygun kullanmaya hazır halde kiracıya teslim etmesi ve kira müddetince bu halde bulundurması gerekeceği belirtilmek suretiyle taşınmazın kullanıma uygun teslim edilmediği, peşin ödenen kira parasının da sebepsiz kalacağı, bu nedenle binadaki sökülüp atılan davalıya ait malzemelerin bedeli düşüldükten sonra peşin ödenen kira bedelinin iadesine karar verilmek üzere bozulmuştur.

Şimdi, davacı taraflar arasındaki sözleşmenin hukuki imkansızlık nedeniyle baştan kurulmadığının tespitini istemektedir.

Yukarıda da açıklandığı gibi eda veya inşai dava açma olanağının bulunmadığı hallerde hukuki ilişkinin tespiti için tespit davası açılabilmektedir. Ancak, eldeki davanın konusu olan ve hukuken kurulmadığının tespiti istenen kira sözleşmesine dayanılarak taraflar arasında yukarıda açıklanan peşin ödenen kira bedelinin iadesi istemli dava açılmıştır.

Dairemiz denetiminden de geçen bu davada kira sözleşmesinin hukuken geçerli olduğu, ancak taşınmazın kullanım amacına uygun olarak teslim edilmemesi nedeniyle ödenen kira bedelinin iadesinin gerekeceği kabul edilmiştir. Diğer bir anlatımla, eda davası içerisinde dava konusu sözleşme ilişkisinden kaynaklanan hukuki ilişki saptanmış olup davacının yeniden tespit istemekte hukuki yararı bulunmamaktadır.

Mahkemece davanın açıklanan nedenlerle reddi gerekirken aksine düşüncelerle kabulü doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 13.05.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2010/4257, K. 2010/5681, 13 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/4257
Karar No
2010/5681
Tarih
13 Mayıs 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2010/4258 K.2010/8910
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2010/4258 K.2010/7607
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2010/4259 K.2010/5689
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2010/4259 K.2010/8021
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2010/4259 K.2010/7209
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2010/4259 K.2010/7227

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.