KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2010/5122 E., 2010/6178 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
267 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacılar tarafından, davalı aleyhine 09.07.1998 gününde verilen dilekçe ile tapuda soyadı düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 12.10.1998 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı idare vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar, murisleri “... oğlu, ...”’in dava konusu ... mahallesi, 204 ada 16 parsel numaralı taşınmazın tapu kaydında “...” yazılı soyadının “...” olarak düzeltilmesini istemişlerdir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı idare vekili temyiz etmiştir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet veya diğer hak sahiplerinin isim, soyisim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu nedenle de bu tür davalarla kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Mahkeme tarafından yapılan yargılama ve toplanan deliller hüküm vermeye yeterli değildir.
Somut olayda; dava konusu taşınmazın kadastro tutanağı ve varsa dayanak tapu kaydı getirtilmediği gibi nüfus müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı araştırılmamış ayrıca taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığına dair zabıta araştırılması da yapılmamış olup, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmemiştir. Mahkemece; sadece dinlenilen tanık beyanı ile davanın ispatladığı sonucuna varılarak hüküm tesis edilmiştir.
Eksik inceleme ve araştırma sonucu mülkiyet nakline sebep olunacak şekilde hüküm tesisi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2010/5122, K. 2010/6178, 31 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama