İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2010/5290 K.2010/6846

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 05.09.2005 gününde verilen dilekçe ile menfi tespit, tazminat ve tapu iptali tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; menfi tespit ve tapu iptali tescil istemlerinin kabulüne, tazminat isteminin kısmen…

Esas2010/5290Karar2010/6846Tarih10 Haziran 2010Okuma4 dk · 785 kelime

KÜNYE

14. Hukuk Dairesi 2010/5290 E., 2010/6846 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
10 Haziran 2010
Mahkemesi
Ticaret Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

785 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 05.09.2005 gününde verilen dilekçe ile menfi tespit, tazminat ve tapu iptali tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; menfi tespit ve tapu iptali tescil istemlerinin kabulüne, tazminat isteminin kısmen kabulüne dair verilen 26.12.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Davacılar, davalı şirket ile ticari ilişkileri bulunduğunu, 29.09.2004 tarihinde düzenlenen sözleşmeyle davalıya olan borç miktarını 141.547.374.000 TL olarak belirlediklerini, borcun 110.922.373.539 TL kısmı için davalıya protokol ekindeki senetlerin verildiğini, ayrıca borca teminat olmak üzere 3 ve 2067 sayılı parsellerin tapu kayıtlarının davalı şirkete tapuda devredildiğini, vadeye bağlanan borçlardan 25.000.000.000 TL kısmının ödendiğini, ne var ki davalının teminat olarak temlik edilen 3 sayılı parseli üçüncü bir kişiye sattığını, 12.08.2005 günlü ihtarnamesinde kendilerine kalan borcun 36.124,94 TL olarak bildirdiklerini,

delil tespiti suretiyle alınan bilirkişi raporunda davalının teminat olarak temlik edilen sattığı taşınmazın değerinin 193.173,00 TL olduğunun belirlendiğini, böylelikle zarara uğradıklarını, oysa davalıya borçları bulunmadığını, protokol ekinde yer alan 8 adet senedin iptalini, ihtarnamede sözü edilen 36.124,94 TL borçlu olmadıklarının tespitini, fazladan tahsil edilen 108.173,42 TL’nin dava tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, inançlı temlik yoluyla davalıya tapu kaydı devredilen 2067 sayılı parselin tapusunun iptali ile davacılardan ... adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

Davalı şirket, davacıdan 141.547,37 TL alacaklı bulunduklarını, bunun 110.922,37 TL’sinin tasfiyesi için 29.09.2004 tarihli sözleşmenin imzalandığını, davacılardan sözleşme ekinde dökümü yapılan senetleri aldıklarını, davacıların ödemeyi sözleşmeye göre yapmadığını, 31.01.2005 tarihinde alacağın tamamının muaccel olduğunu, 3 numaralı parselin sözleşme hükümleri dairesinde satıldığını, satıştan sonra dahi davacılardan 36.124,94 TL alacakları kaldığını, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, dava kısmen kabul edilmiş, 2067 sayılı parselin tapu kaydının iptali ile davacılardan ... adına tesciline, toplam 90.000,00 TL bedelli 6 adet bonodan dolayı davacıların borçlu olmadığının tespitine, fazla ödedikleri 90.675,02 TL’nin dava tarihinden avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir.

Hükmü, davalı şirket temyiz etmiştir.

Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden taraflar arasında cari hesap ilişkisi olduğu, tarafların borcun tasfiyesi amacıyla 29.09.2004 tarihli “protokol” başlıklı sözleşmeyi düzenledikleri, bu sözleşmeyle tarafların davacıların borcunu 141.547,37 TL olarak kabul ettikleri, borcun 110.922,37 TL’sine karşılık gelen 73.779 USD kısmı için davacıların davalı şirkete 15.01.2005 vade tarihinden başlama üzere 8 adet toplam 110.000,00 TL karşılığında senet verdikleri, borcun teminatı olmak üzere de 3 ve 2067 sayılı parsellerin mülkiyetinin davalı şirkete tapuda devredildiği ve ödeme planına uygun olarak borcun kapatılması durumunda taşınmazların mülkiyetinin davacılara iadesinin kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır.

Görülüyor ki, 29.09.2004 tarihli “protokol” başlıklı sözleşme bir borcun tasfiyesi için düzenlenmiş, tasfiyeyi teminen davalılar tarafından keşide edilen senetlerin ödenmesini teminat altına almak için de 3 ve 2067 sayılı parsellerin mülkiyeti davalı şirkete geçirilmiştir. Sözleşmenin sözü edilen bu kısmı inançlı temlik işlemidir. Bu tür işlemle mülkiyeti devralan yeni malik belli koşulların gerçekleşmesi halinde taşınmaz mülkiyetini tekrar temlik etme taahhüdünde bulunur.

Burada her iki tarafın amacı da mülkiyeti nakletmek olduğundan mülkiyetin yeni alıcıya geçirilmesi işlemi muteberdir. Kuşkusuz, inançlı temlikler daha çok kredi temini amacıyla yapılır. Ne var ki yine dosya kapsamından davacıların sadece 15.01.2005 ve 15.02.2005 vadeli bonolara karşılık 20.000,00 TL, sonradan da 06.07.2005 tarihinde 5.000,00 TL olmak üzere toplam 25.000,00 TL ödemede bulundukları, diğer senet bedellerini ödemediği anlaşılmaktadır.

Ödemede temerrüde düşen davacılara davalı şirket 31.01.2005 tarihinde ihtarname keşide etmiş, temerrüt üzerine de sözleşmenin

3.maddesindeki “senetlerden herhangi birinin ödenmesinde aksama olduğu takdirde tüm borç muaccel hale gelecek ve ... bu durumda gayrimenkullerin satışını gerçekleştirmekte serbest olacaktır” hükmünden yararlanarak 3 numaralı parseli tapuda üçüncü bir kişiye satmış, ticari defterlerine de satıştan elde ettiği geliri 51.400,00 TL olarak kaydetmiştir. Davacıların yaptırdığı tespite göre ise taşınmazın değeri 27.07.2005 tarihinde toplam 193.173,78 TL olarak saptanmış, mahkemece de keşif sonucu alınan bilirkişi raporuna göre taşınmazın satış tarihindeki değeri taleple bağlı kalınarak 193.173,78 TL olarak kabul edilmiş, yanlar arasındaki alacak-borç ilişkisinin tasfiyesi bu değer üzerinden yapılmış, uyuşmazlık yazılı olduğu şekilde sonuçlandırılmıştır.

Taraflar Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tabi ticari şirkettir ve ticari şirketlerin basiretli bir tacir gibi davranmaları esastır. Yanlar arasındaki 29.09.2004 tarihli protokolde 3 parsel sayılı taşınmazın değeri 45.780 USD kabul edilerek inançlı temlik bu değer üzerinden yapıldığından ve anılan protokolün iradeyi sakatlayan bir nedenle iptali dava edilmediğinden taşınmazın değeri tarafların sözleşmede kararlaştırdıkları bu değerden ibarettir. Ahde vefa = söze sadakat kuralı bunu gerektirir. 3 sayılı parselin satışı 07.07.2005 tarihinde yapıldığına göre bu tarihteki USD’nın TL karşılığı sorulup saptanmalı, taşınmazın değeri ona göre hesaplanmalı, tasfiyede bulunacak bu değer üzerinden yapılmalıdır.

Mahkemece, taraflar sözleşmelerinde 3 sayılı parselin değerini serbest iradeleriyle belirledikleri halde bu değerin bilirkişi raporuna bağlı kalınarak benimsenmesi doğru değildir. O halde belirtilen yönteme uygun yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılmalı, uyuşmazlık bunun sonucuna uygun bir hükme bağlanmalıdır.

Karar açıklanan nedenle bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 10.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2010/5290, K. 2010/6846, 10 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/5290
Karar No
2010/6846
Tarih
10 Haziran 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2010/5290 K.2010/8352
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2010/5290 K.2010/7518
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2010/5291 K.2010/9043
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2010/5291 K.2010/8808
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2010/5291 K.2010/7829
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2010/5291 K.2010/8351

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.