İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2010/5300 K.2010/8204

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 27.09.2006 gününde verilen dilekçe ile kira sözleşmesinden kaynaklanan cezai şart, maddi ve manevi tazminat ve tespit, kira bedelinin tenzili istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kısmen kabulüne dair…

Esas2010/5300Karar2010/8204Tarih13 Temmuz 2010Okuma4 dk · 765 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2010/5300 E., 2010/8204 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
13 Temmuz 2010
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

765 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 27.09.2006 gününde verilen dilekçe ile kira sözleşmesinden kaynaklanan cezai şart, maddi ve manevi tazminat ve tespit, kira bedelinin tenzili istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 09.06.2009 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili ve duruşmasız olarak davacı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 13.07.2010 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Av.... ile karşı taraftan davacı vekili Av.... geldiler.

Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Dava, hasılat kira sözleşmesi ilişkisinden kaynaklanan kar yoksunluğu zararı, manevi tazminat ve cezai şart alacağının tahsili ile kira bedeli sebebiyle borçlu bulunulmadığının tespiti istemlerine ilişkindir.

Davalı kiralayan, sözleşme uyarınca kiralanan yerin elektrik ve su paralarının davacı tarafından ödenmesi gerektiğini, bu ödemelerin yapılmadığını, yetkili idareler tarafından icra takibine uğradığını, borçlar taksitlendirildiği halde davacının yine de ödeme yapmadığını, işletme ruhsatının bu sebeple iptal ettirildiğini, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, talebe bağlı kalınarak 50.000 Euro cezai şart alacağının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının diğer istek kalemlerinin reddine karar verilmiştir.

Hükmü, taraflar temyiz etmiştir.

Davada dayanılan 01.05.2005 başlangıç tarihli ve 10 yıl süreli 1011 parsel üzerindeki otel, havuz ve restoran işletilmesine ilişkin kira sözleşmesi hasılat kirasıdır. O yüzden yanlar arasındaki uyuşmazlığın çözümünde Borçlar Kanununun 270. ve devamı maddeleri ile yine aynı kanunun genel hükümlerinin uygulanması gerekecektir.

Taraflar arasındaki sözleşmenin 8. maddesinde yer alan “iş bu kira sözleşmesi süresinden önce, herhangi bir nedenle feshedilirse ya da kiralananın kiracı tarafından kullanımı herhangi bir nedenle engellenirse kiraya veren 100.000 Euro cezai şartı kiracıya ödemeyi kabul ve taahhüt eder” şeklindeki hükümle ödenmesi kararlaştırılan ceza seçimlik cezaya ilişkindir.

Seçimlik ceza Borçlar Kanununun 158/I. maddesinde hükme bağlanmış, anılan bu hükümle aktin icra edilmemesi (ifa edilmemesi) veya natamam olarak icrası (noksan) olarak ifası halinde bu cezanın ödenmesi öngörülmüştür. Borçlar Kanununun 158/I. maddesindeki “aktin icra edilmemesinden” maksat borcun ifa edilmemesi, “aktin natamam olarak icrasından” maksat ise borcun her türlü kötü ifasıdır.

Bu yüzden asıl borcun ifade edilmemesi veya gereği gibi ifade edilmesini kuvvetlendirmek için ceza sözleşmesi yapılmış ise bu tür ceza seçimlik cezadır. Anılan hükme göre de; alacaklı “hilafına mukavele olmadıkça ancak ya aktin icrasını (aktin ifasını) veya cezanın tediyesini isteyebilir.” Cezai şartın hüküm altına alınması için borçlunun aktin icra edilmemesi veya natamam olarak ifa edilmiş olmasında kusuru bulunmalıdır.

Hiç kuşkusuz, aktin icra edilmemesi veya natamam olarak icra edilmesinde alacaklı kusuru varsa seçimlik ceza istenemez. Mahkemece aktin icra edilmemesi veya natamam icrasında hangi yanın kusurlu olduğu tartışılmamış, bunun nedenleri karar gerekçesinde gösterilmemiştir. Diğer taraftan, Borçlar Kanununun 161. maddesi hükmü gereğince taraflar ceza miktarının tayininde serbesttir. Ancak, bu hükmün son fıkrasına göre talep olmasa da hakim fahiş gördüğü cezai şartı tenkis edebilir.

Ne var ki, Türk Ticaret Kanununun 24. maddesi gereğince tacir sıfatına haiz borçlu Borçlar Kanununun 161. maddesinin 3. fıkrasında yazılı hallerde fahiş olduğu iddiası ile bir ücret veya cezanın indirilmesini mahkemeden isteyemez. Sözleşme konusu bir ticari işletmeye ilişkin bulunduğundan davalı veya re’sen hakim kararlaştırılan cezai şartta indirim yapamayacağından mahkemenin cezai şartı tenkise tabi tutması kabul şekli bakımından doğru olmamıştır.

Burada üzerinde durulması gereken diğer bir husus da davacının kar yoksunluğu zararının tahsiline ilişkin istemin hukuki mahiyetinin açıklanmasıdır. Bir tanımlama yapmak gerekirse zarar, bir kimsenin malvarlığında iradesi hilafına meydana gelen eksilmedir. Kar kaybı da, kardan mahrum kalma karşılığı meydana gelen zarar olup genellikle iki tarafa borç yükleyen sözleşmeyi kusuru ile fesheden diğer taraftan istenir.

Görülüyor ki, bu istek kaleminin değerlendirilebilmesi için de fesihte kusurun belirlenmesinin önemi bulunmaktadır. Başka bir anlatımla, akti fesheden alacaklının aktin hükümsüzlüğünden doğan zararı da isteyebilmesi karşı tarafın borcunu ihlalde kusurlu olması koşulunu gerektirir. Mahkemece, yukarıda sözü edildiği üzere sözleşmenin bozulmasında hangi yanın kusurlu olduğu gerekçeleriyle saptanıp ortaya konmadan davacının bu istek kaleminin reddedilmesi de doğru olmamıştır.

Bunun dışında davadaki istek kalemleri arasında kira parası sebebiyle borçlu bulunulmadığının tespiti ve bulunduğu halde bu isteğin de bir gerekçe gösterilmeden reddi doğru görülmemiştir.

Yapılan bu açıklamalara göre mahkemece yapılması gereken iş; HUMK’nun 388. maddesinin 3. fıkrası göz önüne alınarak yanlar arasındaki sözleşmenin icra edilmemesinde veya natamam icrasındaki kusurun kimde olduğunun gerekçeleri ile saptamak ve bunu karar yerinde göstermek davadaki istek kalemlerini saptanacak kusura göre hüküm altına almak veya reddetmek olmalıdır. Değinilen tüm bu yönler bir yana bırakılarak ve gerekçesi gösterilmeksizin bazı istek kalemlerinin kabulü, bazılarının ise reddedilmiş olması doğru değildir. Karar açıklanan nedenlerle bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Tarafların temyiz itirazlarının yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, 750.00’şer TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin taraflardan alınarak karşılıklı olarak verilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara geri verilmesine, 13.07.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2010/5300, K. 2010/8204, 13 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/5300
Karar No
2010/8204
Tarih
13 Temmuz 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2010/5300 K.2010/17994
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2010/5300 K.2010/24263
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2010/5301 K.2010/17993
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2010/5301 K.2010/24260
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2010/5302 K.2010/5302
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2010/5303 K.2010/18001

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.