KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2010/5934 E., 2010/6847 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
239 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 11.01.1988 gününde verilen dilekçe ile yüzölçüm düzeltilmesi davasında verilen hükmün tavzihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; istemin kabulüne dair verilen 02.03.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
İstem, hükmün tavzihine ilişkindir.
HUMK’nun 455-459.maddeleri arasında düzenlenen tavzihten maksat bir hükmün hakiki anlamının anlaşılamaması halinde hükümdeki hakiki anlamın ortaya çıkartılmasıdır. Hangi hallerde hükmün tavzihi istenebileceği de yasanın 455.maddesinde sayılmıştır. Buna göre açık olmayan veya çelişkili fıkralar ihtiva eden hükümlerin tavzihi (açıklaması) istenebilir.
Somut olaya gelince; tavzihi istem konusu yapılan aynı yer Asliye Hukuk Mahkemesinin 1980/10 esas sayısında kayıtlı dava yüzölçümü düzeltilmesine ilişkindir. Nitekim bu dava sonucu kurulan hükümle davacının maliki olduğu 96 parsel sayılı taşınmaz miktarı 1250 m2’den 2680 m2’ye çıkartılmış, karar da Yargıtay yoluna başvurulmadan kesinleşmiştir. Eldeki tavzih yoluyla öne sürülen davada ise, mahkemece “95 parsel sayılı taşınmazın bilirkişi krokisinde (B) harfi ile gösterilen 1430 m2’lik kısmının tapusunun iptaline, bu miktarın davacının malik olduğu 96 parsele ilave edilerek davacı adına tesciline” karar verilmiştir. Görülüyor ki, mahkemenin 02.03.2010 tarihinde kurduğu hüküm tavzih yoluyla kurulabilecek hükümlerden değil, yeni bir hükümdür.
Mahkemece talebin yazılı olduğu şekilde tavzihe ilişkin hükümlerin uygulanması suretiyle kabulü doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2010/5934, K. 2010/6847, 10 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama