İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2010/6140 K.2010/7022

Davacılar ... ve ... vekili tarafından, davalılar ... ve ... aleyhine 23.111998 tarihinde verilen dilekçe ile, birleşen dava davacısı ... vekili tarafından davalı ... ve ... aleyhine 31.05.2004 gününde verilen dilekçeler ile tapu iptali tescil, alacak ve…

Esas2010/6140Karar2010/7022Tarih14 Haziran 2010Okuma4 dk · 898 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2010/6140 E., 2010/7022 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
14 Haziran 2010
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

898 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Davacılar ... ve ... vekili tarafından, davalılar ... ve ... aleyhine 23.111998 tarihinde verilen dilekçe ile, birleşen dava davacısı ... vekili tarafından davalı ... ve ... aleyhine 31.05.2004 gününde verilen dilekçeler ile tapu iptali tescil, alacak ve tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; dava ve birleşen davanın reddine dair verilen 17.11.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili ve birleşen davacı vekili tarafından ayrı ayrı istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin masraf yatırılmadığından reddine, karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Davacılar, davalılar arasındaki 18.08.1997 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca 141 ada 4 sayılı parsel üzerine yapılan binadaki 1.kat sol taraftaki dairenin 06.11.1997 tarihinde davacı ..., aynı tarihte de 1.kat sağ taraftaki dairenin davacı ... tarafından satın alındığını, ancak sözleşmeye göre yüklenicinin hak etmesine rağmen davalı arsa sahibinin tapuyu devretmediğini, tapu kayıtlarının iptali ile adlarına tesciline, sözleşmede yer alan cezai şart alacağı 5.000,00 TL ile geç teslimden kaynaklanan kira tazminatı alacağı 360,00 TL’nın davalılardan tahsiline, ikinci kademedeki istek olarak da bağımsız bölümün gerçek satış değeri olan 47.000,00 Alman Markı’nın davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Bu davaya arsa sahibi yanında fer’i müdahil olarak katılan ..., yapının ikinci yüklenicisi olduğunu, ilk yüklenicinin isteyebileceği bir hakkı bulunmadığını, ... ise yapıdaki giriş kat sol taraftaki daireyi ikinci yüklenici ...’tan 01.02.2000 tarihli satış vaadi sözleşmesiyle aldığını, davanın reddini savunmuştur.

Birleşen davada ise davacı ..., aynı nedenle ikinci yüklenici ... ile ...’yi hasım göstererek satış vaadi sözleşmesine dayalı tescil isteminde bulunmuştur.

Davalı arsa sahibi ..., ilk yüklenici ...’in inşaatı tamamlamadığını, sözleşmesinin feshedildiğini, sözleşme sebebiyle hak kazanmadığını, bu yüzden ikinci yüklenici ... ile 07.10.1998 tarihinde yeni bir arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yaptıklarını, davanın reddini savunmuştur.

İlk yüklenici ..., davaya cevap vermemiştir.

Mahkemece, asıl ve birleşen davadaki taleplerin reddine karar verilmiştir.

Hükmü, davacılar ..., ... ve birleşen davanın davacısı ... temyiz etmiştir.

Asıl davada davacılar ... ve ...’ın dayanakları, davalılar arasında düzenlenen 18.08.1997 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ile ilk yüklenici olduğu anlaşılan ...’in kendilerine 06.11.1997 tarihinde yaptıkları temlik işlemidir.

Bir tanımlama yapmak gerekirse alacağın temliki, alacaklı ile (ilk yüklenici) devralan üçüncü şahıs (davacılar) arasında borçlunun (arsa sahibinin) rızasına ihtiyaç olmaksızın yapılabilen ve sadece kazandırıcı bir tasarruf işlemi niteliği taşıyan şekle bağlı bir akittir. Kuşkusuz, temlik sözleşmesinin konusunu eski alacaklının (yüklenicinin) bir borç ilişkisi sebebiyle doğmuş olan borçluda (arsa sahibinde) mevcut olan bir hak veya alacağı oluşturur.

Dolayısıyla, temlik sözleşmesiyle mevcut bir alacak hakkı nakledilebilir. Temlik sözleşmesinin konusu bir borç ilişkisi değil, o borç ilişkisinin içindeki alacak hakkı olduğundan, temlik edenin o borç ilişkisi sebebiyle borçlusuna karşı mevcut olan yükümleri temlike rağmen devam eder. Belirtmek gerekir ki, temlik alanın ifa talebine muhatap olan borçlu (arsa sahibi), bu talebe hemen uymak zorunda değildir.

Devralan yeni alacaklı (üçüncü kişi), temlik işlemini ve kendisinin yeni alacaklı sıfatını kanıtlamış olsa bile borçlunun (arsa sahibinin) ona karşı bir takım itiraz ve def’ileri bulunmak imkanı vardır. Gerçekten, BK m.167’ye göre “borçlu, temlike vakıf olduğu zaman temlik edene karşı haiz olduğu def’ileri temellük edene karşı dahi dermeyan edebilir”.

Buna göre temliki öğrenen borçlu, temlik işlemi olmasaydı önceki alacaklıya (yükleniciye) karşı ne tür def’iler ileri sürebilecekse, aynı def’ileri yeni alacaklıya (temlik alan üçüncü kişiye= davacılara) karşı da ileri sürebilir hale gelir.

Alacağın temlikine ve borçlunun haklarına ilişkin olarak yapılan bu genel açıklamalardan sonra somut olaya gelince;

Davalı arsa sahibi ... ile ilk yüklenici ... arasındaki 18.08.1997 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi 07.10.1998 tarihli noterde biçimine uygun düzenlenen sözleşmeyle feshedilmiş ve bu sözleşmede “tarafların birbirlerinden hiçbir hak ve alacakları kalmadığı” kararlaştırılarak sözleşme bu şekilde tasfiye edilmiştir. Kısaca, davacılara şahsi hakkını temlik eden ilk yüklenici ...’in mevcut fesih nedeniyle arsa sahibi ...’den bir alacağı bulunmamaktadır. Zira, kural olarak sözleşmenin taraflarca feshedilmiş olması geriye etkili sonuçlar meydana getirir ve tarafların iradesi fesih konusunda birleşmişse, fesih için mahkeme hükmü gerekmez. Geriye etkili fesihte de tarafların malvarlıkları, sözleşme hiç yapılmamışçasına sözleşmenin yapıldığı tarihe döner.

Bütün bu nedenlerden davacıların mülkiyet aktarımına ilişkin taleplerinin reddinde bir yanılgı yoktur. Ancak, asıl davanın davacıları ikinci kademede tazminat isteminde bulunmuştur. Bu istemin nedeni ise BK m.96’dır. Anılan bu hüküm uyarınca alacaklı, hakkını kısmen veya tamamen elde edemezse borçlu kendisine hiçbir kusurun izafe edilemeyeceğini kanıtlamadıkça, bundan doğan zararının tazminini diğer taraftan isteyebilir. Mahkemece, asıl davadaki davacıların ikinci kademedeki tazminat istemleri hakkında bir hüküm kurulmaması doğru görülmemiştir.

Yukarıda sözü edildiği üzere, arsa sahibinin ilk yüklenici ... ile olan sözleşmesi 07.10.19998 tarihinde geriye etkili olarak feshedilmiş ve inşaatın kalan kısmının yapımı için birleşen davanın davalısı ... ile aynı tarihte ikinci bir sözleşme yapılmıştır. 07.10.1998 tarihinde yapılan ikinci sözleşmeyle yüklenici ... da arsa sahibinden kişisel hak kazanır.

Yüklenici, kazandığı bu kişisel hakkını doğrudan arsa sahibine karşı ileri sürebileceği gibi belirtildiği üzere alacağın temliki suretiyle üçüncü kişilere de temlik edebilir. Şahsi hakkın üçüncü kişiye devri halinde, arsa sahibine karşı ifayı talep yetkisi üçüncü kişiye geçer. Birleşen davada dayanılan 01.02.2000 tarihli satış vaadi sözleşmesi, bir alacağın temliki işlemidir.

Eğer 07.10.1998 tarihli ikinci yükleniciyle yapılan sözleşmedeki edimler yüklenici ... tarafından yerine getirilmişse, birleşen davanın davacısı yüklenicinin yaptığı temlike dayanarak arsa sahibine karşı edimin yerine getirilmesini isteyebileceğinden, 07.10.1998 tarihinde sözleşme hükümlerinin yerine getirilip getirilmediğini tespit etmek, birleşen dava bakımından önem arzetmektedir.

Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş, yerinde yeniden keşif yapılarak 07.10.1998 günlü sözleşmedeki yükümlülüklerin ikinci yüklenici tarafından sözleşmeye, fen ve sanat kurallarına uygun şekilde yerine getirilip getirilmediğini saptamak, edimler yerine getirildiyse birleşen davadaki istemi hüküm altına almak, aksi takdirde davayı şimdiki gibi reddetmek olmalıdır. Karar, bu nedenle de birleşen davanın davacısı ... yararına bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, 14.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2010/6140, K. 2010/7022, 14 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/6140
Karar No
2010/7022
Tarih
14 Haziran 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2010/6140 K.2010/12160
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2010/6140 K.2010/6941
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2010/6141 K.2010/10215
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2010/6141 K.2010/7673
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2010/6141 K.2010/7086
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2010/6141 K.2010/9252

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.