KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2010/6457 E., 2010/7023 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
234 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 23.06.2009 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 15.12.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, mülkiyet hakkına dayalı elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Davalı, 23 sayılı parselin çekişmeli kısmının kendisine ait olduğunu, bu konuda dava açıldığını, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bilirkişinin 07.12.2009 tarihli krokisinde (A) harfi ile gösterdiği taşınmaz bölümüne davalı tarafından elatıldığı tespit edildiğinden, haksız elatmanın önlenmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
Çekişme, bilirkişi krokisinde kırmızı renkle gösterilen (A) ile işaretli taşınmaz bölümüne yöneliktir. Gerçekten, aynı yer mahkemesinin 2009/205 esasında kayıtlı davada; davalının 23 sayılı parselin kısmen iptal ve adına tescili istemiyle dava açtığı ve davanın derdest olduğu görülmektedir. Açılan bu davanın eldeki davanın sonucuna etkili olduğu çok açıktır. HUMK’nun 45.maddesi uyarınca davaların aynı sebepten doğması veya biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması halinde, aralarında bağlantı varsayılır ve davaların birleştirilerek görülmesi gerekir.
Bu nedenle mahkemece yapılması gereken iş, eldeki dava ile mahkemenin 2009/205 esasında kayıtlı davanın birleştirilmesine karar verilerek, her iki davanın birlikte sonuçlandırılması yerine, değinilen yönün gözardı edilmesi doğru değildir.
Karar, açıklanan nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2010/6457, K. 2010/7023, 14 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama