İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2010/6670 K.2010/7542

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 29.04.2009 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydı düzeltilerek haciz şerhi sırasının değiştirilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 25.12.2009 günlü hükmün…

Esas2010/6670Karar2010/7542Tarih1 Temmuz 2010Okuma4 dk · 768 kelime

KÜNYE

14. Hukuk Dairesi 2010/6670 E., 2010/7542 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
1 Temmuz 2010
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

768 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 29.04.2009 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydı düzeltilerek haciz şerhi sırasının değiştirilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 25.12.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Tapu Sicil Müdürlüğü ve .... vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı, davalılardan ... aleyhine başlattıkları icra takibi sırasında adına kayıtlı taşınmazların belirlenerek kayıtlarına haciz şerhi konulması için tapu sicil müdürlüğüne 24.09.2007 tarihinde icra müdürlüğü aracılığıyla haciz yazısı yazıldığını, tapu sicil müdürlüğü tarafından 26.11.2007 tarihinde borçlu adına kayıtlı taşınmaz bulunmadığı gerekçesiyle taleplerinin reddedildiğini, yaptıkları araştırmalar ve yazışmalar sonucu dava konusu 3952 ada 2 parsel sayılı taşınmazdaki 15 ve 18 no'lu bağımsız bölümlerin borçlu adına kayıtlı olduğunun tespiti üzerine 16.12.2008 tarihinde haciz işlemlerinin gerçekleştiğini,

ancak bu arada taşınmaz kaydına davalılardan ....'nin 07.02.2008,....nin de 11.11.2008 tarihinde haciz şerhi işlettiğini ileri sürerek, kendi hacizlerinin ilk sırada olması gerektiğini, tapu sicil müdürlüğünün hatasından kaynaklanan bu mağduriyetin giderilmesi için ilk haciz talep tarihi olan 24.09.2007 tarihi itibariyle haciz şerhinin kayda işlenerek haciz tarihinin düzeltilmesini talep etmiştir.

Davalılar, davanın reddini savunmuşlar, mahkemece 15 no'lu bağımsız bölüm yönünden davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına, 18 no'lu bağımsız bölüm üzerindeki davacı haczinin 24.09.2007 tarihi itibariyle düzeltilmesine karar verilmiştir.

Hükmü, davalılar Tapu Sicil Müdürlüğü ve .... temyiz etmiştir.

Dava, tapu kaydındaki haciz şerhi tarihinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.

Haciz, kesinleşmiş icra takibinin konusu olan bir alacağın ödenmesini teminen borçluya ait ve haczi kabil bulunan mallara bir bakıma takibi yapan icra müdürlüğünün el koyması işlemidir. İ....m.91 hükmünce gayrimenkulün haczi ile takip konusu borç ve eşya arasında ilişki kurulur ve tasarruf yetkisi Türk Medeni Kanunu m.1010 anlamında kısıtlanmış olur. Bu tür kişisel haklar tapu kütüğüne şerh verilmekle hak sahibine eşya üzerinde dolaylı da olsa hakimiyet hakkı kurmasını sağlamaz ise de, tasarruf yetkisinin dar manada kısıtlanması sonucunu doğurduğundan taşınmaz üzerinde sonradan bu hakla bağdaşmayan hak kazanan kişilere karşı da ileri sürülebilir hale gelir.

Borçlu adına kayıtlı taşınmazların haczi takip dosyasından istendiğinde icra müdürlüğü tarafından tapu sicil müdürlüğüne haciz müzekkeresi yazılarak haczin kayda işlenmesi istenir. Bu husus Tapu Sicil Tüzüğünün 56 ve 59. maddelerinde düzenlenmiştir.

Haciz şerhinin ilgilisine sağladığı hak nazara alındığında ve kayıt malikinin haklarının da Türk Medeni Kanununun 1010. maddesi uyarınca kısıtlandığı gözetildiğinde haciz talep edenin de haciz şerhi için müzekkere yazan makamında yanlışlığa sebebiyet vermemek için gerekli özeni göstermesi gerekmektedir. Bu nedenle de ...Müdürlüğü çeşitli genelgelerinde hacze ilişkin istemlerin ne şekilde yapılacağı ve uygulanması yöntemlerini gösteren düzenlemeler yapmıştır.

Alacaklı tarafından borçlunun haczi kabil mallarının bilinmesi her zaman mümkün olmayabilir. Haczedilebilecek haklar, menkul ve gayrimenkuller borçlunun mal bildirimi ile öğrenilebileceği gibi tapu sicil müdürlüğüne borçlunun kimlik bilgileri tam olarak bildirilerek tapu sicil müdürlüğünün kayıtlarından tespit ve hacizde istenebilir.

Somut olayda; davacı taraf, davalılardan ... aleyhine yaptığı icra takip dosyasında borçlunun taşınmazlarına haciz konulmasını istemiş, taşınmazın tapu kayıtları bilinmediği için de borçlunun baba adı, doğum tarihi ve ismi yazılarak adına kayıtlı taşınmazların tespiti ve haczi talep edilmiştir. Tapu sicil müdürlüğü borçlunun adına kayıtlı taşınmazlardaki ismi ile davacının bildirdiği isim arasındaki harf farklılığı nedeniyle istemi reddetmiştir. Davacı taraf, bölge müdürlüğü ile de yaptığı yazışmalar sonucu borçlu adına kayıtlı taşınmazları tespit ederek yeniden haciz şerhi işlenmesini talep etmiş ve bu kez talepleri karşılanmıştır. Ancak, davacının ilk haciz isteminin reddinden sonra davalı bankaların hacizlerinin kayda işlenmesi

nedeniyle davacı şimdi ilk talep tarihi itibariyle kendi haciz tarihlerinin düzeltilmesini istemektedir.

Yukarıda da açıklandığı gibi haciz, alacaklının hacizli malın satışını sağlayarak alacağına kavuşmasını sağlayan bir yöntemdir. Diğer yandan, borçlunun bu haciz nedeniyle taşınmaz üzerindeki tasarruf yetkisi kısıtlanmaktadır. Bu nedenle haczi talep eden makam ve uygulayan makamın yanlışlığa sebebiyet vermemek ve tarafların haklarını tehlikeye düşürmemek için gerekli özeni göstermesi zorunludur.

Davacı, borçlunun haczi kabil taşınmazlarını bilmediği için kimlik bilgileri ile tespit ve haciz istemiştir. Ancak, haciz müzekkeresinde yazılan kimlik bilgileri isim benzerliği halinde yanlışlığa yol açacak niteliktedir. Bu nitelikteki bir talepte tapu sicil müdürlüğünün yaptığı işlemlerden sorumlu olmaması için Türk Medeni Kanununun 1016, Tapu Sicil Tüzüğünün 23. maddeleri gereğince istemi reddetmesi gerekir.

Tapu sicil müdürlüğü de bu nedenlerle davacının istemini reddetmiştir. Diğer banka hacizlerine ilişkin icra müdürlüğü yazılarında taşınmaz bilgilerinin ve borçlunun vatandaşlık numarasının bulunması nedeniyle haciz işlemleri gerçekleşmiştir.

Açıklanan tüm bu olgular karşısında, gerek haciz tarihleri davacı haczinden önce olan davalıların resmi kayda güvenerek işlemleri gerçekleştirmeleri, diğer bir anlatımla iyiniyetli olmaları, gerekse tapu sicilini tutmakla görevli tapu sicil müdürlüğünün kayıtların güvenliği açısından mevzuatın öngördüğü kurallar çerçevesinde hareket etmeleri karşısında mahkemece davanın reddi gerekirken aksine düşüncelerle kabul kararı verilmesi doğru olmamış, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine, 01.07.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2010/6670, K. 2010/7542, 1 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/6670
Karar No
2010/7542
Tarih
1 Temmuz 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2010/6670 K.2010/6568
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2010/6670 K.2010/9790
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2010/6670 K.2010/10462
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2010/6670 K.2010/24656
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2010/6671 K.2010/10004
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2010/6671 K.2010/10463

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.