KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2010/6715 E., 2010/7392 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
265 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 02.12.2009 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 16.03.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı idare vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar, dava konusu ... köyü 8, 59 ve 137 parsel numaralı taşınmazların tapu kayıtlarında 1/2’şer paydaş görünen “... oğlu, ... ” ve “.. oğlu, ....” yazılı isim, soyadı ve baba adlarının düzeltilmesini istemişlerdir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı idare vekili temyiz etmiştir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet veya diğer hak sahiplerinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu nedenle de bu tür davalarla kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Dava konusu taşınmazların 11.12.1976 tarihinde kesinleşen tapulama tutanaklarından; “... oğlu, ... ” ile “... oğlu, ... oldukları anlaşılmaktadır. Davacı ... oğlu, ... 02.06.1945 , diğer davacı ... oğlu, ... ise 13.07.1954 doğumludur. Gerek dayanak tapulama tutanaklarında kayıt maliklerinin isim, soyadı ve baba adı farklılıklarının yanı sıra doğum tarihlerinin de davacıların doğum tarihleri ile bir ilgisinin olmaması gerekse de davacıların doğum tarihleri itibariyle 1976 yılında yapılan tespit tarihine göre 20 yılı aşkın zilyetlik süresi açısından taşınmazların malikleri olamayacakları göz önünde bulundurulmaksızın davanın reddi yerine, istemin kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Tapu kaydındaki nüfus bilgilerinin düzeltilmesi yoluyla açıkça mülkiyet nakline sebebiyet verildiği anlaşıldığından, kararın bozulması gerekmiştir
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2010/6715, K. 2010/7392, 28 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama