İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2010/6755 K.2010/8955

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 14.10.2003 gününde verilen dilekçe ile taşınmaz satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 08.07.2009 günlü…

Esas2010/6755Karar2010/8955Tarih21 Eylül 2010Okuma5 dk · 938 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2010/6755 E., 2010/8955 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
21 Eylül 2010
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

938 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 14.10.2003 gününde verilen dilekçe ile taşınmaz satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 08.07.2009 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 21.09.2010 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalılar ..., ... vekili ... ile diğer davalılar vekili Av. ... geldiler. Karşı taraftan gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

_K A R A R_

Davacı, 16.03.1988 tarihinde düzenlenen taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile, davalıların murisi ...’ın 150 dönüm, ... ’ın 25 dönüm ve ...’ın 25 dönüm olmak üzere toplam 200 dönüm miktarında, doğusu; Akkabirden Sayburnuna giden yol, batısı ve kuzeyi; satış vaadinde bulunanlar ile diğer müştereklerine ait olan tarla ve güneyi Katrancı çayı ile çevrili olan kısmın satışı vaadinde bulunduğunu, satış bedelini ödediğini ve zilyetliğin teslim edildiğini belirterek sözleşmeye konu kısmın ifrazı ile adına tescili isteğinde bulunmuş, yargılama aşamasında ... Yılmaz hakkındaki davasını ... terketmiştir.

Davalılar, ... ve ... taşınmazdaki hisseyi tapudan iyiniyetle satın aldıklarını, davalı ... adına kayıtlı payın babasından intikal eden pay olduğunu, diğer davalılar ise zilyetliğin devrinin söz konusu olmadığını, satışı vaat edilen bölümün geometrik şeklinin krokiye bağlanarak sözleşmeye eklenmediğini, sözleşmenin ifa olanağının bulunmadığını, davanın reddini savunmuşlardır.

Mahkemece, satış vaadine konu yerin zeminde belirlenememesi sebebiyle hisse tesciline karar verilmiştir.

2010/6755-8955

Hükmü davalılar temyiz etmiştir.

Dava, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Kaynağını Borçlar Kanununun 22. maddesinden alan taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri, Borçlar Kanununun 213. maddesi ile Türk Medeni Kanununun 706. ve Noterlik Kanununun 89. maddesi hükümleri uyarınca noter önünde re’sen düzenlenmesi gereken, bir başka anlatımla geçerliliği resmi şekil şartına bağlı kılınan, tam iki tarafa borç yükleyen ve kişisel hak sağlayan sözleşme türüdür. Vaat alacaklısı, taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile mülkiyet devir borcu yüklenen satıcıdan edim yerine getirilmediğinde Türk Medeni Kanununun 716. maddesi uyarınca açacağı tapu iptali ve tescil davasında borcun hükmen yerine getirilmesini isteyebilir.

Taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesinden doğan davalar için özel bir zamanaşımı süresi öngörülmediğinden Borçlar Kanununun 125. maddesi hükmü gereğince on yıllık zamanaşımı süresi uygulanır ve bu süre sözleşmenin ifa olanağının doğması ile işlemeye başlar. Ancak satışı vaat edilen taşınmaz, sözleşme ile veya fiilen satış vaadini kabul eden kişiye yani vaat alacaklısına teslim edilmiş ise on yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra açılan davalarda zamanaşımı savunması Türk Medeni Kanununun 2. maddesinde yer alan “dürüst davranma kuralı” ile bağdaşmayacağından dinlenmez.

Taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesine dayanan tescil isteminin hüküm altına alınabilmesi için sözleşmede kararlaştırılan bedel ödenmiş olmalıdır. Ancak, bedelden ödenmeyen bir kısım var ise, bu bedel Borçlar Kanununun 81. maddesi uyarınca depo ettirilmelidir.

Satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan davaların kabulüne karar verebilmek için sözleşmenin ifa olanağı bulunmalıdır. Elbirliği mülkiyetine (TMK m.701) konu bir taşınmazda elbirliği (iştirak halinde) ortaklarından birinin, ortaklık dışı bir kişiye satış vaadinde bulunması halinde, sözleşme bir taahhüt muamelesi olarak geçerli olmakla birlikte elbirliği ortaklığı çözülünceye kadar sözleşmenin ifa olanağının varlığından söz edilemez. Bu durum, satışı vaat edilen taşınmazın tapusunda temliki tasarrufu engelleyen bir kaydın bulunması veya 3194 sayılı İmar Kanununun 18/son maddesi hükmüne aykırı şekilde taşınmaz satışı vaat edilmesi ya da vaade konu taşınmazın bir başka mahkemede mülkiyet uyuşmazlığına konu olması halinde de geçerlidir.

2010/6755-8955

Somut olayda;

16.03.1988 tarihli taşınmaz satış vaadi sözleşmesinde satış vaadinde bulunan Zeynep, ... ve ... sözleşmede, “.....26.02.1953 tarih ve 67, 68, 69 ve 70 nolu müfrez tapularla kayıtlı iken tapu kadastronun tespiti sırasında 454, 455, 513 ve 514 parsel numaraları alan aslında tek parça gayrimenkuldeki DOĞUSU:: Akkabirden sayburuna giden yol, BATISI:satıcılarla birlikte diğer vereselere ait müşterek tarla, GÜNEYİ: Katrancı çayı ile çevrili, KUZEYİ: satıcılarla birlikte diğer vereselere ait müşterek tarla ile çevrili olan kısmı, bizlerden...

150 dönüm, ... Yılmaz 25 dönüm, ... Yılmaz 25 dönüm olmak üzere cem’an 200 dönüm sulu araziyi...” satış vaadinde bulunmuşlardır.

Sözleşme içeriği ve dosyaya gelen kayıtlara göre, 26.02 1953 tarihli 76, 68, 69 ve 70 numaralı tapu kayıt kapsamındaki taşınmazlar zeminde tek parça olarak kullanılmakta ise de paylı mülkiyet hükümleri uyarınca satış vaadinde bulunanlar ve dava dışı kişiler adına kayıtlı iken kadastro çalışmaları sonucu 454, 455, 513 ve 514 sayılı parsellere revizyon görerek paylı mülkiyet hükümleri gereğince tescil edilmiştir.

Yukarıda içeriği açıklanan taşınmaz satış vaadi sözleşmesi, yasanın aradığı resmi şekil şartlarına uygun olarak yapılmış olup geçerlidir. Ancak uyuşmazlığın çözümünde üzerinde durulması gereken husus, sözleşmenin konusu itibarıyla ifa olanağının bulunup bulunmadığının saptanmasıdır. Yukarıda da belirtildiği üzere satış vaadine konu taşınmazlar kadastrodan önce olduğu gibi sonrasında da paylı mülkiyet hükümlerine tabidir.

Bir başka anlatımla satış vaadinde bulunanlar taşınmazda belli bir yerin değil belli bir payın malikidir. Her ne kadar pay sahibinin bu payın satış vaadine ilişkin olarak yaptığı sözleşme geçerli ve ifa olanağı mevcut ise de eldeki davada satış vaadine konu olan şey pay değil paylı taşınmazdaki bir kısım yerdir.TMK'nun 688.maddesi gereğince paylı mülkiyette birden çok kimse, maddi olarak bölünmüş olmayan bir şeyin tamamına belli paylarla maliktir. Bu nedenledir ki paylı mülkiyete konu taşınmazlarda paydaşlardan bir veya birkaçının payına karşılık olarak bir miktar yerin satışını vaat etmesi halinde paylı mülkiyet devam ettiği sürece sözleşmenin ifa olanağından söz edilemez.

2010/6755-8955

Eldeki davada da satış vaadinde bulunanlar adlarına kayıtlı payın değil bu paya istinaden zemindeki bir miktar yerin satışı vaadinde bulunmuşlardır. Dava konusu taşınmazların kayıt malikleri arasında taksim edildiği iddia ve ispat edilmemiş olduğuna göre sözleşmenin ifa olanağı bulunmamaktadır.

Belirtilen nedenle mahkemece davanın reddi gerekirken pay tesciline karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Davalıların temyiz itirazlarının yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının yatıranlara istek halinde geri verilmesine, 750.00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine 21.09.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2010/6755, K. 2010/8955, 21 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/6755
Karar No
2010/8955
Tarih
21 Eylül 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2010/6758 K.2010/10454
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2010/6759 K.2010/10342
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2010/6760 K.2010/10343
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2010/6766 K.2010/9687
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2010/6767 K.2010/10031
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2010/6771 K.2010/9948

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.