KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2010/6778 E., 2010/8012 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
356 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 22.06.2009 gününde verilen dilekçe ile intifa hakkına konu taşınmaza elatmanın önlenmesi, kal ve çekişmenin giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 15.10.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ...Ş. vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, intifa hakkına konu taşınmaza elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir.
Davacı şirket, 102 ada 1 parsel sayılı taşınmazda 15 yıl süreli intifa hakkı sahibi olduğunu, bu hakkını bayisi ... aracılığı ile kullandığını, ancak bayinin aralarındaki sözleşmeye aykırı olarak davalı ...Ş.'den temin ettiği otogazı taşınmaz üzerine kurduğu otogaz tesislerinde sattığını ileri sürerek bayilik sözleşmesine aykırı olarak intifa hakkını da ihlal eder şekilde otogaz satışı nedeniyle elatmanın önlenmesini, tesislerin kaldırılması ve taraflar arasındaki çekişmenin giderilmesini istemiştir.
Davalı ...Ş., davanın reddini savunmuş, mahkemece taşınmaz üzerinde otogaz tesislerinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükmü davalı ...Ş. yararlarına nispi vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğini belirterek temyiz etmiştir.
Bilindiği gibi intifa hakkına elatmanın önlenmesi ve kal istemi ile açılan davalarda yargılama giderlerinden olan vekalet ücretinin dava değerine göre takdiri gerekir. Eldeki davada da dava değeri 20.000.00 TL gösterilmiştir.
Dosyadaki belge ve delillere göre, davacının intifa hakkı sahibi olduğu ve üzerinde davalı ...'un davacının bayisi olarak işlettiği akaryakıt istasyonu bulunan taşınmaza davalıların sözleşmeye aykırı olarak LPG tesisi kurmadıkları sabit olup mahkemece dava reddedilmiştir. Bu durumda davalı ...Ş. vekili yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca nispi vekalet ücreti takdiri gerekir.
Ancak mahkemece davalı vekili yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmiştir. Bu husus doğru görülmemiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yerel mahkemenin vekalet ücretinin takdirine ilişkin hükmünün HUMK'nun 438/VII. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2010/6778, K. 2010/8012, 8 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama