KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2010/6911 E., 2010/7710 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
337 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 19.01.2007 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve mera olarak sınırlandırma istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 30.03.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, tapu iptali ve mera olarak sınırlandırma istemiyle açılmıştır.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, “Davacının davasının kabulüne; Sandıklı mh. 542 ada 1 parsel sayılı taşınmazın hazine adına tesciline, Mersin Mut Güzelköy halkının yaylak olarak yararlanması için intifa hakkının tesisine ve bu durumun tapunun beyanlar hanesine şerhine. Taşınmazın özel yaylak siciline tesciline” şeklinde karar verilmiştir.
Hükmü davalı temyiz etmiştir.
1- Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre davalı Hazinenin diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Esasen kararın infazı sırasında uygulanacak bölümü hüküm fıkrasıdır. Bu nedenle HUMK’nun 388 ve 389. maddeleri uyarınca tarafların ileride aynı konuda yeni bazı uyuşmazlıklara düşmemesi için kurulacak hükümde taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların açıkça ve tereddüt uyandırmayacak şekilde yazılması gerekir.
Eldeki davada, davaya konu taşınmazın vasfının yaylak olarak yapılan tespitine göre hukuki niteliği itibariyle devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olsa dahi taşınmaz tapu siciline kaydedilmez, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/B maddesi uyarınca sınırlandırılarak özel siciline yazılmasına karar verilmesi gerekir. Mahkemece kararın hüküm fıkrasında taşınmazın hem Hazine adına tesciline karar verilmesi, hem de özel yaylak siciline tesciline karar verilmesi hükmü infaz edilemez hale getireceğinden doğru görülmemiş ise de düşülen yanlışlık kararın bozularak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün H.U.M.K’nun 438/VII. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2010/6911, K. 2010/7710, 5 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama