KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2010/8064 E., 2010/9232 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
253 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 10.02.2009 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 03.06.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, 197 ada 5 parsel sayılı taşınmazın ve üzerinde bulunan evin maliki olduğunu, davalı eşi ile aralarındaki boşanma davasının devam ettiğini, davalı eşinin rızası dışında taşınmazı kullandığını ileri sürerek dava konusu taşınmazdan tahliyesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; taraflar arasında kira sözleşmesinin bulunmadığı, bu durumda davalının kiracı olmadığı, tahliye davasının kiracılar hakkında açılabileceği, evin evlilik birliği içerisinde yapıldığı ve boşanma davasının henüz kesinleşmediği, tahliye davasının koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü davacı temyiz etmiştir.
HUMK’nun 76. maddesi gereğince bir davada olayları anlatmak davacıya, hukuki tavsif ise mahkemeye aittir. Dava dilekçesinde açıklanan hususlar gözetildiğinde dava niteliği itibariyle Türk Medeni Kanununun 683. maddesi gereğince tapulu taşınmaza müdahalenin önlenmesi isteğine ilişkindir. Bu durumda mahkemece HUMK’nun 2. ve 7. maddeleri gereğince öncelikle dava konusu taşınmazın davanın açıldığı tarihteki değeri re’sen incelenerek HUMK’nun 8/1 maddesine göre görevli olup olmadığını belirlemesi gerekir.
2010/8064-9232
Öncelikle mahkemenin görevli olup olmadığı belirlenmeden davanın esastan karara bağlanması usul ve yasaya aykırı olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2010/8064, K. 2010/9232, 27 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama