KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2010/8212 E., 2010/9165 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
272 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 05.09.2006 gününde verilen dilekçe ile alacağın tahsili istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 25.12.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... A.Ş. vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, 01.07.2005 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesinin eylemli feshi nedeniyle ortaya çıkan alacak kalemlerinin tahsili istemine ilişkindir.
Davalı, kiracı davacının kira bedellerini eksik ve geç ödediğini, bu bedellerin tahsili için icra takibi yapmak zorunda kaldığını ve sözleşmenin haklı nedenlerle feshedildiğini, açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 506,00 TL’den ibaret fazla akaryakıt ödeme bedelinin davalıdan tahsiline, davacının diğer taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
Hasılat kira ilişkilerinde uygulanması zorunlu Borçlar Kanununun 288.maddesi hükmüne göre; kiracının, kira parasını kararlaştırılan sürede ödememesi halinde kiralayanın ona 60 günlük bir mehil tayin etmesi, kiranın verilen süre zarfında da ödenmemesi halinde mehilin hitamında akti feshedeceğini kiracıya bildirmesi gerekir. Yasada öngörülen 60 günlük süre tarafların iradeleriyle azaltılıp çoğaltılamaz. Kira parasının ödenmesinde temerrütten bahsedebilmek ve sözleşmeyi feshedebilmek için kanunun öngördüğü mehilin kiracıya verilmesi zorunludur.
2010/8212 - 9165
Somut uyuşmazlıkta, davalı kiralayan sözleşmeyi mehil vermeden eylemli olarak feshettiğinden fesihte haklı sayılamaz. O yüzden, davacının istek kalemlerinin yasa ve sözleşme hükümleri çerçevesinde incelenmesi, bunun sonucuna uygun bir hüküm kurulması gerekir.
Mahkemece yapılan bu saptama bir yana bırakılarak, esasen hukuki olan konuda yetersiz bilirkişi raporuna bağlı kalınarak davanın yazılı olduğu şekilde hükme bağlanması doğru olmamıştır.
Karar, açıklanan nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2010/8212, K. 2010/9165, 27 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama