KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2010/8243 E., 2010/9577 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
218 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 20.05.2009 gününde verilen dilekçe ile tapulu taşınmaza elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 10.02.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Davalı, davacının maliki olduğu taşınmaza haksız bir elatmanın bulunmadığını, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece dava kabul edilmiş, “... parseli davalıya ait ... no’lu parsel tarafından fen bilirkişi raporu doğrultusundaki haksız tecavüzün men’ine” karar verilmiştir.
Hükmü davalı temyiz etmiştir.
HUMK'nun 389 maddesine göre verilen kararda iki tarafa yüklenen hak ve borçların hiçbir tereddüdü gerektirmeyecek biçimde yazılması gerekir. Aksi halde hükmün infazı aşamasında taraflar arasında yeni bazı uyuşmazlıklar meydana gelir.
Somut uyuşmazlıkta hükmün ikinci bendinde “... parselin davalıya ait ... parsel tarafından fen bilirkişileri raporu doğrultusundaki haksız tecavüzün men’ine” şeklinde ifade kullanıldığı görülmüştür. Bu şekilde kurulan hükmün infazı aşamasında tereddüt meydana getireceği açıktır.
Mahkemece yapılması gereken iş, gerek duyulursa bilirkişiden ek rapor alınarak hükmün infazında hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde hüküm
2010/8243-9577
fıkrası tesis etmek olmalıdır. Değinilen yönün gözardı edilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2010/8243, K. 2010/9577, 30 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama