KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2010/8247 E., 2010/9493 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
299 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 04.09.2008 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve haksız işgal tazminatı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 30.03.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, 5 parsel sayılı taşınmazda bulunan 4 no’lu bağımsız bölümü dava dışı ...’tan 08.11.2006 tarihinde ikamet etmek amacı ile satın aldığını, davalının evi bir iki ay içinde boşaltacağını söylemesine rağmen kullanmaya devam ettiğini ileri sürerek, müdahalesinin men’i ile 4800 YTL ecrimisil bedelinin davalıdan alınmasını istemiştir.
Davalı, davacının taşınmazı muvazaalı olarak edindiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
Davacı, maliki bulunduğu ... parsel sayılı taşınmazda bulunan meskeni davalının hiçbir hukuki ilişki olmadan kullandığını ileri sürerek müdahalesinin men'i ile ecrimisil isteminde bulunmuştur. Dava, Türk Medeni Kanununun 683. maddesi gereğince tapulu taşınmaza elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir.
Harçlar Kanunu’nun 16. maddesinde “...Müdahalenin men'i tescil ve tapu kayıt iptali gibi gayrimenkulün aynına taallük eden davalarda gayrimenkulün değeri nazara alınır.
2010/8247 - 9493
Gayrimenkulün aynına taallük eden davalarda ecrimisil ve tazminat gibi taleplerde de bulunulduğu takdirde harç, gayrimenkulün değeri ile talep olunan tazminat ve ecrimisil tutarı üzerinden alınır” hükmü düzenlenmiştir.
Somut olayda, kat mülkiyeti kurulu 5 parsel sayılı taşınmazda 2/21 arsa paylı meskenin değerinin, davanın açıldığı 08.10.2007 tarihinde sulh hukuk mahkemesinin görev sınırını belirleyen 6.330 YTL olarak kabulü hayatın olağan akışına aykırıdır. Mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esası hakkında karar verilmesi doğru bulunmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2010/8247, K. 2010/9493, 30 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama