KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2010/8402 E., 2010/10480 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
288 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacılar tarafından, davalılar aleyhine 18.02.1963 gününde verilen dilekçe ile tapulama tespit tutanağının içeriğinin hükmen tespiti ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın açılmamış sayılmasına dair verilen 10.03.1986 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... mirasçısı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
2613 sayılı Kadastro ve Tapu Tahriri Kanununa göre yapılan tapulama sırasında 30 parsel sayılı taşınmazın malik hanesi açık bırakılarak gerçek hak sahibinin tespiti bakımından tutanak kadastro mahkemesine gönderilmiştir. Davacılar, 30 sayılı parselin gerçek malikleri olduklarını öne sürerek ve revizyon kayıtlarına dayanarak 30 sayılı parselin adlarına tescilini istemiştir. Davalılar, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece takip edilmeyen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Hükmün temyiz incelemesinin yapıldığı tarihte 3402 sayılı Kadastro Kanunu yürürlüktedir. Bu kanunun geçici 1.maddesi uyarınca 3402 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesinden önce kurulmuş tapulama mahkemeleri kadastro mahkemesi adını alır ve açılmış davalar bu kanundaki hükümlere göre yürütülür.
Diğer yandan asliye hukuk mahkemelerinde bu kanunun yürürlüğe girmesinden önce 2613 sayılı Kadastro ve Tapu Tahriri Kanununa göre açılan veya müracaata bırakılan davalara bu kanundaki hükümler doğrultusunda kadastro mahkemelerinde bakılması zorunludur.
3402 sayılı Kadastro Kanununun 30/2 maddesi uyarınca da kadastro komisyonlarından gönderilen tutanaklar ile mahalli mahkemelerden devredilen dosyaların muhtevasından malik tespiti yapılmadığının anlaşılması halinde hakimin re’sen lüzum gördüğü delilleri toplayarak taşınmaz malın kimin adına tescili gerekeceğine karar vermesi icabeder.
Yapılan bu saptamalara göre, malik hanesi açık bırakılan 30 sayılı parsele ilişkin olarak re’sen gerekli deliller de toplanarak taşınmazın kimin adına tescil edileceğine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Hüküm açıklanan nedenlerle bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2010/8402, K. 2010/10480, 14 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama