KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2010/8925 E., 2010/9942 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
248 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 23.03.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 22.03.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar, tapuda davalı ile ortak mirasbırakanları ... adına kayıtlı olan taşınmazları ondan, kooperatif üyelik devir sözleşmeleri ile temlik aldıklarını, adlarına tescilini istemiştir.
Davalı, Dairemizin bozma kararından sonra davaya verdiği cevap dilekçesinde taşınmazların ortak mirasbırakanları adına kayıtlı olduğunu, davacıların tapuda işlem yapılması amacıyla kendisinden bir istemde bulunmadığını, davacıların haklarını yok etmek iradesinin de olmadığını, açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava kabul edilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Bütün dosya kapsamı ile hal ve davranışı sonucu davalının, dava açılmasına sebebiyet vermediği anlaşılmaktadır. Davalı vekilinin 19.03.2010 günlü cevap dilekçesindeki “müvekkilimin vasisi de davaya konu taşınmazların tapuda devir işlemlerinin yapılmasını istemektedir. Aksi yönde bir irade beyanı da bulunmamaktadır” şeklindeki beyanı da davayı kabul anlamındadır. HUMK’nun 94.maddesi uyarınca davalı hal ve vaziyetiyle aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermemiş ve davayı kabul etmişse, yargılama giderleriyle sorumlu tutulamaz.
Mahkemece, yapılan bu saptamaya göre davalının yargılama giderleriyle sorumlu tutulması doğru olmamıştır.
Karar, açıklanan nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2010/8925, K. 2010/9942, 7 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama