KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2010/911 E., 2010/2138 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Mart 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
217 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 18.04.2000 gününde verilen dilekçe ile asıl davada tapu iptal ve tescil, birleşen davada elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine dair verilen 04.11.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin pul yokluğundan reddine karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ..., satış vadi sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil isteminde bulunmuş, birleşen dosya davacısı ... ise elatmanın önlenmesi isteminde bulunmuştur.
Mahkemece, asıl davanın kabulüne birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir.
Tefhim olunan kısa kararda elatmanın önlenmesine ilişkin bir hüküm bulunmadığı halde gerekçeli kararda elatmanın önlenmesi isteminin hüküm altına alındığı ve kısa karar ile gerekçeli kararın farklı olduğu görülmüştür.
10.04.1992 tarihli ve 1991/7-1992/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı gereğince kısa kararla gerekçeli kararın çelişik bulunmasının bozma nedeni oluşturacağı, bozmadan sonra mahkemenin önceki kısa kararla bağlı olmasızın çelişkiyi kaldırmak kaydı ile vicdani kanaatine göre karar verebileceği öngörülmüştür.
Bu itibarla kısa karar ile gerekçeli kararın çelişkili olması nedeniyle hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2010/911, K. 2010/2138, 1 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama