İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2011/10257 K.2011/13883

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 12.02.2009 gününde verilen dilekçe ile intifa hakkına elatmanın önlenmesi, ecrimisil ve tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 08.07.2010 günlü hükmün Yargıtayca…

Esas2011/10257Karar2011/13883Tarih17 Kasım 2011Okuma4 dk · 730 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2011/10257 E., 2011/13883 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
17 Kasım 2011
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

730 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 12.02.2009 gününde verilen dilekçe ile intifa hakkına elatmanın önlenmesi, ecrimisil ve tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 08.07.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı, davalı ile 18.12.2003 tarihinde bayilik sözleşmesi düzenlendiğini, benzin istasyonunun bulunduğu 1344 sayılı parselde de 05.02.2023 tarihine kadar intifa hakkı sahibi olduklarını, 18.12.2003 tarihli bayilik sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak 24.10.2008 tarihinde feshedildiğini, feshe rağmen benzin istasyonunun davalı tarafından kullanılmakta olduğunu ileri sürerek intifa hakkına konu taşınmaza haksız elatmanın önlenmesini, feshin yapıldığı 24.10.2008 tarihinden geçerli olmak üzere şimdilik 2.000,00 TL ecrimisilin davalıdan tahsiline,

18.12.2007 tarihinde davalıya teslim olunan malzemenin iade edilmemesi sebebiyle malzemenin teslimini ve günlük 100 Amerikan Doları olmak üzere 9.600 Amerikan Dolarından şimdilik 1.000 Amerikan Dolarının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı ise, bayilik sözleşmesi gereği davacının vermesi gereken malzemelerin ihtarlara rağmen verilmediğini, sözleşmenin haklı nedenlerle feshedildiğini, böylelikle intifa hakkının da konusunun kalmadığını, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, intifa hakkına dayalı elatmanın önlenmesi isteminin kabulüne, 24.10.2008 tarihinden geçerli olmak üzere 2.000,00 TL ecrimisilin bu tarihten, 27.067,00 TL ecrimisilin ise ıslah tarihi olan 08.04.2010 tarihinden yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ariyet listesiyle davalıya teslim edilen 30 kalem eşyanın istirdadına, elinde bulunmadığı takdirde 64.194,00 TL bedelin davalıdan tahsiline 1.000,00 Amerikan Doları cezai şartın ödenme günündeki kur karşılığı Türk Lirası olmak üzere dövize uygulanan en yüksek faizle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Hükmü, davalı temyiz etmiştir.

Taraflar arasında 18.12.2003 tarihli bayilik sözleşmesi bulunduğu ve buna bağlı olarak 1344 sayılı parsel üzerinde davacı yararına 05.02.2023 tarihine kadar intifa hakkı tesis edildiği dosyada toplanan delillerle sabittir.

Kuşkusuz, intifa hakkı bir süreyle sınırlı olarak kurulmuşsa o sürenin dolması veya bu süreden önce intifa hakkı sahibinin bu haktan vazgeçmesi, intifa hakkı sahibi tüzel kişi ise tüzel kişiliğinin sona ermesi ya da hakkın konusu olan şeyin bütünüyle harap olması sebebiyle artık ondan yararlanma olanağının kalmaması durumlarında sona erer. Yine belirtmek gerekir ki, kanuni intifa hakları hariç olmak üzere intifa hakkının kurulması daima bir sözleşmeyle olur.

Taraflarına hak ve borçlar yükleyen bu sözleşme ile intifa hakkı sahibi ile malik, hakkın konusu olan şeydeki yararlanmanın hangi koşullarda ve nasıl sürdürüleceğini kararlaştırabilir.

Şayet intifa hakkının tesisine neden olan sözleşmedeki edimler yerine getirilmemiş, intifa hakkının devamı taşınmaz malikine yüklediği külfete göre çok az yarar sağlar hale gelmişse malik bozulan yararlar dengesini öne sürerek hakimden sözleşmeye müdahale etmesini, intifa hakkının sona erdirilmesini isteyebilir. Kaldı ki, bu durumun ortaya çıkması halinde intifa hakkı sahibinin hakkı kullanmaya devam etmekte ısrar etmesi, o hakkın kötüye kullanılması anlamına gelir.

Her ne kadar, intifa hakkının sona erme sebeplerini sayan Türk Medeni Kanununun 796 vd maddelerinde eşyaya bağlı irtifak haklarında olduğu gibi, şahsi bir irtifak hakkı olan intifa hakkının sona erdirilmesini malikin talep edebileceğine ilişkin (TMK m.785) bir hüküm yoksa da, burada Türk Medeni Kanununun 785.maddesinin kıyasen uygulanacağı doktrinde ve Dairemiz uygulamasında kabul edilmektedir.

Bütün bu açıklamalardan sonra mahkemece şekle bağlı kalınmamalı, gerçeğin ortaya çıkartılması yukarıdan beri yapılan saptamalar doğrultusunda değerlendirilmelidir.

Somut uyuşmazlıkta davalı, bayilik sözleşmesinin 24.10.2008 tarihinde feshedilmesini haklı nedenlere dayandırmış, bunun sebebini ise bayilik sözleşmesi uyarınca davacı tarafından istenen yeterli miktarda akaryakıt verilmediği, ihtarlara rağmen bu durumun sürdürüldüğü şeklinde açıklanmıştır. O yüzden, bayilik sözleşmesinin haklı nedenlerle feshedilip feshedilmediğinin araştırılması, davanın çözümünde gereklidir. Zira, davacı şirket bayilik sözleşmesinde yüklendiği edimleri yerine getirmemiş, ihtarlara rağmen bu durumu devam ettirmekte ısrar etmiş, bu olgu sözleşmedeki yarar-zarar dengesini malik aleyhine bozmuş ise, intifa hakkının sürdürülmesine tahammül etmesi davalıdan beklenemez.

Bütün bu anlatılanlardan sonra mahkemece yapılması gereken iş, konusunda uzman olan kişilerden oluşturulacak bilirkişi kuruluna yerinde keşif yapılarak ve gerek duyulursa tarafların ticari defter ve kayıtlarından yararlanarak bayilik sözleşmesinde taraflara karşılıklı yüklenen hak ve borçların neler olduğunu belirletmek, edimlerini ifadan davacının ve davalının kusur durumlarını tespit etmek, yapılacak bu incelemede davacı edimlerini ifada temerrüde düşmüş ise bu temerrüdün davalı bakımından sonuçlarını ortaya çıkarmak, böylelikle ve kısaca 18.12.2003 tarihli sözleşmenin feshinde davacının kusurlu olup olmadığını saptamak,

bu kusura rağmen intifa hakkının sürdürülmek istenmesinin hakkın kötüye kullanılması anlamına gelip gelmediğini araştırmak, davadaki istemleri bütün bunların sonucuna uygun bir karara bağlamak olmalıdır.

Değinilen yönler bir yana bırakılarak eksik inceleme ve araştırmayla hüküm kurulması doğru olmadığından karar bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın istek halinde iadesine, 17.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2011/10257, K. 2011/13883, 17 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/10257
Karar No
2011/13883
Tarih
17 Kasım 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2011/10258 K.2011/5030
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2011/10258 K.2011/13881
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2011/10259 K.2011/5221
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2011/10259 K.2011/13696
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2011/10260 K.2011/11337
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2011/10260 K.2011/13880

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.