KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2011/1040 E., 2011/2082 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
278 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 12.06.2009 gününde verilen dilekçe ile yükleniciden temlik edilen kişisel hakka dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 17.08.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, yüklenicinin temliki işleminden kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davalı arsa sahibi, kendisine husumet yönetilemeyeceğini, yapıda eksik ve ayıplı işler bulunduğunu, açılan davanın reddini savunmuştur. Diğer davalı yüklenici mirasçıları, davayı kabul etmiştir.
Mahkemece, dava kabul edilmiştir
Hükmü, davalı arsa sahibi temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davalılar arasındaki 24.11.1995 günlü arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin 7.maddesinde teslimin “anahtar teslimi” suretiyle yapılacağı yazılıdır. Anahtar teslimi kavramının içinde ödenmeyen SSK primleri, her türlü vergi, resim, harç ve yapıya iskan ruhsatı (oturma raporu) alınmış olması da mevcuttur. Dolayısıyla, yapıya iskan ruhsatı alma borcu yükleniciye aittir. Borçlar Kanununun 167.maddesi uyarınca, davalı arsa sahibi temlik işlemine vakıf olduğu zaman, yükleniciye karşı haiz olduğu hakları temellük edene karşı da ileri sürebileceğinden, bu aşamada ödemezlik definde bulunabilir.
Bu saptamalara göre mahkemece yapılması gereken iş, yapıya iskan ruhsatı almak üzere davacıya veya yüklenici Refik Kıraç mirasçılarına uygun bir mehil ve yetki vermek, bunun sonucunda oluşacak duruma göre istemi hükme bağlamak olmalıdır.
Değinilen yönün gözardı edilmesi doğru olmadığından, karar bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2011/1040, K. 2011/2082, 22 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama