KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2011/10510 E., 2011/13428 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
299 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 25.03.2010 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 26.05.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, 170 ada 3 sayılı parsel maliki olduğunu, taşınmaz üzerinde binası bulunduğunu, binasının bakım ve onarımı için geçit ihtiyacı içerisinde olduğunu, davalının malik olduğu 183 ada 2 sayılı parselden taşınmazı lehine geçit irtifakı kurulmasını istemiştir.
Davalı, davacı taşınmazının yol ihtiyacı olmadığını, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava kabul edilmiş, 170 ada 3 sayılı parsel lehine, 183 ada 2 sayılı parselden bilirkişi krokisinde (a) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümü üzerinden geçit irtifakı kurulmuştur.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
Davacı dilekçesinde, geçit ihtiyacının evinin bakım ve onarımı nedenine dayandırmıştır. Bakım ve onarımın belli bir süreyle sınırlı olarak yapılacağı açıktır. Dolayısıyla, davadaki istemin hukuki dayanağı Türk Medeni Kanununun 747.maddesi değil, aynı yasanın 748.maddesinin ilk fıkrasıdır. Bu hükümde taşınmaz malikinin taşınmazını işletme veya iyileştirme ya da taşınmazı üzerinde yapı yapma amacıyla komşu taşınmaza geçici olarak girme hakkı düzenlenmiştir. Başka bir deyişle belirtmek gerekirse davacı, binasının bakım ve onarımı için davalıdan sadece geçici geçit talep edebilir.
Bu açıklamalardan sonra mahkemece yapılması gereken iş, refakate inşaatçı bir bilirkişi de alınarak yerinde yeniden keşif yapılıp davacının gerçekten binasının bakım ve onarımı için geçit ihtiyacı olup olmadığını saptamak, bu ihtiyaç içindeyse bakım ve onarımı için ne kadar bir süreye ihtiyacı olduğunu saptamak, geçici geçit hakkını bu süreyle sınırlı olarak tanımak olmalıdır.
Yapılan bu saptamalar bir yana bırakılarak ve istemi vasıflamada yanılgıya düşülerek yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2011/10510, K. 2011/13428, 3 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama