Dava, paylı taşınmazda oluşan yararlanma hakkına öteki paydaşın elatmasının önlenmesi istemiyle açılmıştır.
Davalı, Taşınmazda kendisinin de payının olduğunu,davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava reddedilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
Kuşkusuz, paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşların payına elatmalarının önlenmesini her zaman isteyebilir. Ancak, o paydaşın taşınmazda payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa elatmanın önlenmesi davası dinlenemez. Yerleşik Yargıtay uygulamasına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorunu elatmanın önlenmesi davasıyla değil kesin sonuç sağlayacak taksim veya şüyuun satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözülebilir.
Somut olayda dava konusu 3 parsel sayılı taşınmazda davacı 3/4 paya maliktir. Davalının da Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/269-2011/24 sayılı kararı ile taşınmazda paylı malik olduğu anlaşılmaktadır.Davacı taşınmazın tamamını davalının kullandığını iddia etmektedir.Bu nedenle öncelikle dava konusu taşınmazın kullanma durumunun tespiti gerekir. Davacının taşınmazda kullandığı herhangi bir yer yok ise payına vaki elatmanın önlenmesine karar vermek gerekir. Davacının da kullandığı bir miktar yer var ise payı sebebiyle davalının da taşınmazda yararlanma hakkı olacağından, elatmanın önlenmesi isteği reddedilmelidir.
Yukarıda açıklanan hususlar üzerinde durulmaksızın elatmanın önlenmesi isteği eksik inceleme ve araştırmayla reddedildiğinden karar bozulmalıdır.
SONUÇ; Yukarıda yazılı nedenlerle hükmün BOZULMASINA istek halinde temyiz harcının yatırana iadesine, istek halinde temyiz harcının yatırana iadesine 16.11.2011 tarihinde oybirlii ile karar verildi.