KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2011/11096 E., 2011/11196 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Eylül 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
358 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 13.11.2009 gününde verilen dilekçe ile Mera Tespit Komisyonu Kararının iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 03.02.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, mera komisyonunun 09.10.2009 tarihli 39 sayılı yayla tahsis kararının iptali istemiyle Adana Valiliği ve Akçatekir Belediyesi hasım gösterilerek açılmıştır.
Davalılardan Adana Valiliği, davanın Hazine’ye yönetilmesi gerektiğini, davalı ... ise kendilerine husumet düşmeyeceğini, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davacı, davalı ... ile davaya dahil edilen Hazine vekilleri temyiz etmiştir.
1-Davalı ...'nin temyiz itirazları yönünden İl Mera Komisyonunun 09.10.2009 tarih 39 sayılı kararında Mera Kanununun 12. maddesine göre belirlenen mera alanının halkın ortak olarak yararlanmaları amacı ile Adana ili, Pozantı ilçesi, Akçatekir Belde Belediyesine tahsis edilmiş olduğundan davalı Belediyenin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davaya dahil edilen Hazinenin temyiz itirazlarına gelince;
Hukuk usulü uygulamasında bir kimsenin davaya dahil edilmek suretiyle leh veya aleyhine hüküm kurulması mümkün değildir. Dolayısıyla, mahkemenin Hazine’yi davaya dahil etmek yoluyla hüküm tesisi doğru değildir. Dava Adana Valiliğine karşı açılmış olup valilik bu gibi davalarda taraf olamaz ise de Hazine yargılamaya katılarak husumeti benimsemiş ve işin esası hakkında savunma yapmış olduğundan bu husus bozma nedeni sayılmadığından Hazinenin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
3-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Dava dilekçesinde dava değeri 20.000 TL gösterilmiş, bunun üzerinden nisbi dava harcı davacı tarafından yatırılmış olmasına rağmen mahkemece, davada vekille temsil edilen davacı yan lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmiştir. Konusu para olan veya para ile değerlendirilebilen bir şey olan davalarda vekalet ücreti nisbi tarifeye göre hesaplanır (A.A.Ü.T. md.12). Mahkemece davacı tarafça harcı yatırılmış dava değeri üzerinden nisbi vekalet ücretine hükmetmek gerekirken bu husus gözden kaçırılarak maktu vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2011/11096, K. 2011/11196, 29 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama