KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2011/11688 E., 2011/13996 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
458 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 23.06.2010 gününde verilen dilekçe ile tapuda vakıf şerhinin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 16.03.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... İdaresi vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, 16 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydına 25.12.1995 tarihinde işlenen "vakıf 25.12.1995 yev. 4784" şerhinin terkini istemi ile açılmıştır.
Davalı vekili tapudaki vakıf kaydının "... Paşa" vakfına ait olduğu, vakfiye kaydına rastlanmadığı ancak ferman, ilmuhaber ve şahsiyet kaydı gereğince hayarata tahsis edilen tavize tabi vakıf niteliğinde olduğunu, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü davalı ... İdaresi vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden dava konusu 53 ada 16 parsel sayılı taşınmazın ifraz öncesi geldisi bulunan 53 ada 13 sayılı parselin kadastro tutanağının 26.09.1979 tarihinde vakıf şerhi işlenmeden kesinleştiği anlaşılmaktadır. Vakıf şerhi 53 ada 16 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydına 25.12.1995 tarihinde tek taraflı olarak konulmuştur. Türk Medeni Kanununun 1027. maddesi uyarınca ilgilerin yazılı rızaları olmadıkça tapu memuru tapu sicilindeki düzeltmeyi ancak mahkeme kararıyla yapabilir. Dolayısıyla kayda sonradan tek taraflı olarak şerh konulması yasanın açıklanan hükmüne aykırıdır. Davanın kabulü bu nedenle doğrudur. Davalı ... Müdürlüğünün iddaları ise ancak tapu kaydına vakıf şerhinin işlenmesi istemi ile açacağı bir davada dikkate alınabilir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2-Ancak, hüküm fıkrasında tapudaki 25.12.1995 tarihli vakıf şerhinin terkinine karar verilmesi gerekirken maddi hata sonucu hüküm fıkrasının 1 no'lu bendinde 15.12.1995 tarihinin yazıldığı görülmüştür. Ayrıca, bu tür davalarda harç ve avukatlık ücretinin dava değerine bakılmaksızın maktu tayin ve takdiri gerekir. Mahkemece değinilen bu yönler bir yana bırakılarak harcın ve avukatlık ücretinin nispi tarife uyarınca hesaplanması doğru değildir. Hükmün belirtilen nedenlerle bozulması gerekir ise de bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMUK'nun 438/VII maddesi gereğince hüküm fıkrasının düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2011/11688, K. 2011/13996, 21 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama