KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2011/1230 E., 2011/2574 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Şubat 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
272 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 07.01.2008 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 13.07.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve kal istemiyle açılmıştır.
Davalılar duruşmalara katılmamış, savunmada bulunmamışlardır.
Mahkemece, (A) ve (B) ile gösterilen kısımların ana binaya zarar vermeden yıkılması mümkün olmadığından bu hususlara ilişkin talebin reddine, (C ) ile gösterilen taş duvarın yıkılmasının ana binaya etkisi olmadığından bu kısma müdahalesini meni ve buradaki taş duvarın kal'ine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Türk Medeni Kanununun 683.maddesi uyarınca, malikin eşya üzerinde yasaların öngördüğü sınırlar dahilinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisi vardır. Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı her türlü haksız elatmanın önlenmesini dava edebilir.
Somut olayda; 15.12.2008 tarihli fen bilirkişi raporunda davalıya ait binanın (A) ile gösterilen 3,25 m2 ve (B) ile gösterilen bolkonun 4,67 m2 kısmının davacıya ait 1 ada 327 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kaldığı belirlenmiştir. Yapılan bu saptamalara göre, (A) ve (B) kısımları ile ilgili elatmanın önlenmesi ve kal isteminin de hüküm altına alınması gerekirken, bazı gerekçelerle reddi doğru olmamıştır.
Karar, açıklanan nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2011/1230, K. 2011/2574, 21 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama