İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2011/14033 K.2011/15436

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 03.05.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescili istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 23.08.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından…

Esas2011/14033Karar2011/15436Tarih14 Aralık 2011Okuma4 dk · 891 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2011/14033 E., 2011/15436 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
14 Aralık 2011
Mahkemesi
Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

891 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 03.05.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescili istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 23.08.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı yaşlı, bakıma muhtaç ve okuma yazma bilmeyen bir kişi olduğunu, kızı ve torunu davalı ... ile birlikte aynı evde otururken hile, tehdit, baskı ve bakılacağı inancı ile kandırılarak torunu Davalı ...’a 11.6.2009 tarihli vekaletname verdiğini, bu vekaletname ile torunu Erkan'ın 3 ve 13 parsel sayılı taşınmazlarını danışıklı olarak çok düşük bedelle diğer davalı ...’e sattığını ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile tekrar adına tescilini istemiştir.

Davalı ..., davacının vekaletnameyi kendi isteği ile verdiğini ve taşınmazları 2000 TL ye diğer davalıya sattığını, davanın reddini savunmuştur.

Diğer davalı ... ise davalı ...’ın satılık yeri olduğunu söylediğini, 1500 TL'ye anlaşarak taşınmazları satın aldığını, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, dava kabul edilmiştir.

Hükmü davalılar temyiz etmiştir.

Davacı, satış sözleşmesinin vekâlet görevi kötüye kullanılarak düzenlendiğini ileri sürdüğünden burada öncelikle Borçlar Kanununun temsil ve vekâlet ilişkisini düzenleyen hükümleri üzerinde durulmalıdır. Gerçekten,

vekâlet sözleşmesi büyük ölçüde tarafların karşılıklı güvenine dayanır. Vekilin borçlarının çoğu bu güven unsurundan, onun vekil edenin yararına ve iradesine uygun davranma yükümlülüğünden doğar.

Borçlar Kanununda sadakat ve özen borcu vekilin vekil edene karşı en önde gelen borcu olarak benimsenmiş ve yasanın 390. maddesinde vekilin müvekkiline karşı vekâletini iyiniyetle ifa ile mükellef olduğu hükme bağlanmıştır. Bu itibarla vekil, vekil edenin yararına ve gerçek iradesine uygun hareket etmek, onu zararlandırıcı her türlü davranıştan kaçınmak zorundadır.

Öte yandan, vekil ile sözleşme yapan kişi Türk Medeni Kanununun 3. maddesi anlamında iyiniyetli ise yani vekilin vekâlet görevini kötüye kullandığını bilmiyor veya kendisinden beklenen bütün özeni göstermesine rağmen bilmesine olanak yoksa vekil ile yapılan sözleşme vekil edeni bağlar ve geçerlidir. Bu gibi durumlarda vekil vekâlet görevini kötüye kullanmış olsa dahi bu sorun vekil ile vekâlet eden arasında nihayet bir iç sorun olarak kalır.

Ne var ki, üçüncü kişi vekil ile çıkar ve işbirliği içerisinde ise veya kötü niyetli olup vekilin vekâlet görevini kötüye kullandığını biliyor veya durumun özelliği icabı bilmesi gerekiyorsa vekil edenin sözleşme ile bağlı sayılmaması Türk Medeni Kanununun 2. maddesinde yazılı dürüst davranma kuralının doğal bir sonucu olarak kabul edilir.

Davacının dava dilekçesinde olayları anlatırken dayandığı bir diğer hukuki sebep de hata ve hiledir. Bu konuda bir tanımlama yapmak gerekirse hata; gerçeğe uymayan bir bilgi veya düşünceye sahip olunması sonucu gerçeği ifade zannı ile hakikate uymayan o bilgi veya düşüncenin açıklanmasıdır. Burada tarafların karşılıklı beyanları birbirine uyduğu halde beyanlarla iç iradeleri arasında istenilmeyerek meydana gelen bir uyumsuzluk vardır.

Hile ise; bir kimseyi belirli bir hususu yapmaya sevk etmek, o yönde bir irade açıklamasında bulunmasını sağlamak kastı ile o kimsede yanlış bir kanı uyandırmak ya da esasen var olan yanlış fikrin devamını sağlamaktır. Hatada dıştan bir etki olmaksızın kişi kendisini irade sakatlığına düşürmüştür. Hilede ise kişinin iradesi ile beyanı arasında bir uyumsuzluk doğmuştur. Ancak, bu uyumsuzluğun sebebi kişinin kendi yanılgısı değil yanıltılmasıdır.

Gerek hata gerek hile ile haleldar olan yahut ikrah ile yapılan akit ile bağlı olmayan taraf bu akti ifa etmemek hakkındaki kararını diğer tarafa beyan yahut verdiği şeyi istirdat etmeksizin bir seneyi geçirir ise var olan akte icazet vermiş sayılır. Borçlar Kanununun 31.maddesi uyarınca bu süre, hata ve hilenin anlaşıldığı tarihten itibaren cereyan etmeye başlar.

Diğer tarafdan davacı, davalı torunu...’ın taşınmazları danışıklı olarak diğer davalı ...’e devrettiğini ileri sürmüştür. Bu konuda da üçüncü kişinin durumu aşağıda belirtilen şekilde incelenmelidir. Şöyle ki;

Hukukumuzda, kişilerin satın aldığı şeylerin ilerde kendilerinden geri alınabileceği endişesi taşımamaları, dolayısıyla toplum düzeninin sağlanması düşüncesiyle, satın alan kişinin iyi niyetinin korunması ilkesi kabul edilmiştir. Bir tanımlama yapmak gerekirse iyiniyetten maksat, hakkın doğumuna engel olacak bir hususun hak iktisap edilirken kusursuz olarak bilinmemesidir.

Belirtilen ilke, TMK’nun 1023. maddesinde aynen “tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya bir başka ayni hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur” şeklinde hükme bağlanmış, aynı ilke tamamlayıcı madde niteliğindeki 1024. maddede “bir ayni hak yolsuz olarak tescil edilmiş ise, bunu bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişi bu tescile dayanamaz” biçiminde vurgulanmıştır. Ne var ki; tapulu taşınmazların intikallerinde huzur ve güveni koruma, toplum düzenini sağlama uğruna tapu kaydında ismi geçmeyen ama asıl malik olanın hakkı feda edildiğinden iktisapta bulunan kişinin iyiniyetli olup olmadığının tam olarak tespiti büyük önem taşımaktadır.

Vekaletin kötüye kullanılması, hata, hile ve iyiniyetli iktisap konularında yapılan bu genel açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında. Davacı ... 11.6.2009 tarihinde torunu...’a gayrimenkul alım ve satımı konusunda vekaletname vermiştir. Vekaletname incelendiğinde davacı ...’nin hukuki ehliyete sahip olduğuna dair rapor alındığı anlaşılmaktadır.

Vekil Erkan bu vekaletname ile 3 ve 13 parsel sayılı taşınmazları 6.7.2009 tarihinde diğer davalıya satmış ve tapudan devretmiştir. Bu işlemden sonra 10.7.2009 tarihinde davacı, vekilini azletmiştir. Mahkemece mahallinde yapılan keşif sonucunda taşınmazların tapudaki devir tarihindeki rayiç değeri belirlenmiş ve devir bedeli ile rayiç bedel arasında fark olması nedeniyle dava kabul edilmiştir.

Oysa davacı tarafından, davalı vekilin vekaletnameyi zorla ve tehditle aldığına ve yine davacının hataya düşürüldüğüne ve hile ile kandırıldığına dair yeterli delil ileri sürülememiştir. Hasan Hüseyin’in de kötüniyetli alıcı olduğu ispatlanamamıştır. Sadece keşifte belirlenen taşınmazların değeri ile tapudaki satış değeri arasındaki farklılık gerekçe gösterilerek muvazaanın kabulü doğru değildir.

Mahkemece davanın reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda yazılı nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 14.12.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2011/14033, K. 2011/15436, 14 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/14033
Karar No
2011/15436
Tarih
14 Aralık 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2011/14033 K.2011/13299
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2011/14034 K.2011/13272
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2011/14034 K.2011/18955
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2011/14035 K.2011/19989
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2011/14035 K.2011/15652
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2011/14035 K.2011/19757

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.