KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2011/14762 E., 2011/16397 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
253 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 16.02.2009 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 29.03.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava el atmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil istemine ilişkindir.
Davalı, dava konusu taşınmazda davacılarla birlikte paylı mülkiyet hükümleri gereğince malik olduğundan kullanımının haksız olmadığını, davanın reddini savunmuştur .
Mahkemece, paylı mülkiyet hükümleri gereğince malikler arasındaki elatmanın önlenmesi davasında, her bir paydaşın çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer olduğundan dava reddedilmiştir.
Hükmü davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava mülkiyet hakkına dayalı elatmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil istemine ilişkin olup 16.02.2009 tarihinde sulh hukuk mahkemesinde açılmıştır.
Mahkemelerin görev konusunu düzenleyen 6100 sayılı HMK'nun 1.maddesi gereğince görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu tartışmasızdır.
Somut olayda; mahallinde yapılan keşif sonucu alınan 11.01.2010 tarihli bilirkişi raporunda, dava değerinin 25.747 TL olduğunun tespit edildiği anlaşılmakla, bu miktar dava tarihi itibariyle sulh hukuk mahkemelerinin görev sınırını belirleyen HUMK’nun 8. maddesindeki miktarın üstünde olduğundan davayı görmeye sulh mahkemeleri değil asliye hukuk mahkemeleri görevlidir.
Mahkemece görev hususu re’sen gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği düşünülmeden yargılamaya devamla esas hakkında hüküm kurulması doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2011/14762, K. 2011/16397, 30 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama