KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2011/15423 E., 2012/360 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ocak 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
349 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 24.11.2009 ve 22.04.2010 gününde verilen dilekçeler ile ipoteğin kaldırılması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 24.04.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Asıl dava ipoteğin terkini istemine ilişkindir.
Birleşen davada ise ipoteğe dayalı icra takibi sebebiyle menfi tespit isteminde bulunulmuştur.
Asıl ve birleşen davanın davalıları savunmada bulunmamıştır.
Mahkemece, her iki davanın kabulüyle ipoteğin terkinine karar verilmiştir.
Hükmü birleşen davanın davalısı ... temyiz etmiştir.
Davacıların maliki oldukları 2581 ada 23 sayılı parseldeki 1 numaralı bağımsız bölüm kaydı üzerine tesis olunan ipotek Türk Medeni Kanununun 893. maddesinde yer alan satıştan doğan alacak için satılan taşınmaz üzerine satıcı lehine konulan tescile tabi kanuni ipotektir. İpotek bedeli olan 49.000 TL nin 08.11.2004 tarihinde ipotek lehtarı şirketin müdürü ve temsilcisi olan ...’ya belge karşılığı ödendiği sabittir. İpotek bedeli ödendiğinden rızayla terkini yapılmayan ipotek kaydının mahkeme hükmüyle terkini dava edilebilir. Bu bakımdan ipoteğin terkin edilmesinde yasaya aykırılık bulunmamaktadır.
Diğer taraftan; ipotek lehtarı olan davalı şirketin ipotekten kaynaklanan haklarını 14.10.2009 tarihinde birleşen davanın davalısı ...’ye alacağın temliki yoluyla temlik ettiği bu kişinin de ipoteğe dayanarak borçlusu olan asıl ve birleşen davanın davacıları aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi suretiyle icra takibine geçtiği anlaşılmaktadır. İpotekten doğan hakların yeni bir ipotek akdi kurulması ve tescili gerekmeden üçüncü bir kişiye yazılı olmak koşuluyla devri olanaklıdır.
Ancak, temlik işleminden haberdar olmayan borçlu temlik işlemine vakıf olduğu zaman asıl alacaklıya karşı ne gibi defilere sahip ise Borçlar Kanununun 167. maddesi gereğince bu defi ve itirazları yeni alacaklıya (temlik alan kişiye) karşı da ileri sürebilir. Dolayısıyla ipotek borçluları ödeme defini alacağı temlik alan üçüncü kişiye karşı da ileri sürebilecektir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2011/15423, K. 2012/360, 17 Ocak 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama