KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2011/15487 E., 2012/212 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ocak 2012
Karar Metni
474 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 29.04.2010 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı ve mecra irtifakı tesisi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 15.06.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar ... ve arkadaşları vekili ve ... ile ... vasisi tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, Türk Medeni Kanununun 747. maddesine dayalı geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir.
Davacı, 298 ada 17 parsel sayılı taşınmazı yararına, davalılar ve dahili davalılar adına tapuda kayıtlı 298 ada 1, 12 ve 13 parsel sayılı taşınmazlardan geçit hakkı ve mecra hakkı tesis edilmesini istemiştir.
Davalı 13 parsel sayılı taşınmazın malikleri, davacının parselinin yola cephesinin bulunduğu, en uygun yerin davalı 9 ve 10 sayılı parsellerin sınırından geçen 2 no'lu güzergah olduğu geçit bedelinin arsa değeri üzerinden hesaplanması gerektiği nedenleri ile davanın esastan reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece, bilirkişi raporunda gösterilen 1 no’lu alternatif tercih edilerek 298 ada 17 parsel sayılı taşınmaz lehine, 298 ada 1, 12 ve 13 parsel sayılı taşınmazlardan geçit hakkı ve mecra irtifakı kurulmasına ve tapuya tesciline karar verilmiştir.
Hükmü, davalı 13 parsel sayılı taşınmazın malikleri temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Ancak, Türk Medeni Kanununun 748. Maddesi gereğince doğrudan doğruya kanundan kaynaklanan geçit hakları tapu kütüğüne tescil edilmeksizin doğar. Fakat bunlardan sürekli olanlar varsa tapu kaydının beyanlar sütununda gösterilmesiyle yetinilmesi gerekir.
Bu itibarla "geçit hakkı ve mecra irtifakı kurulmasına ve tapuya tesciline" şeklinde geçit yerinin taşınmazdan ayrılması anlamını verecek biçimde hüküm kurulması doğru olmadığı gibi geçit yerinin toplam 350,80 m2'lik kısmından kurulduğu halde hüküm fıkrasında 100,20 metre kare olarak yanlış yazılması ve 27.10.2010 imza tarihli bilirkişi raporunun havale tarihi 02.11.2010 olduğu halde hüküm fıkrasında 02.11.2011 şeklinde yanlış yazılması doğru değildir.
Yapılan yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç göstermediğinden hükmün HUMK'nun 438/VII maddesi gereğince aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2011/15487, K. 2012/212, 16 Ocak 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama