KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2011/2712 E., 2011/4110 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mart 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
268 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı tarafından, davalılar aleyhine 30.04.2008 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 09.06.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, maliki olduğu 1132 sayılı parselde bulunan 5 numaralı bağımsız bölüme davalının haksız elatmasının önlenmesini istemiştir.
Davalı ... taşınmazın kendilerine ait olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı ..., 2009 yılı Mayıs ayından beri çekişmeli yerde oturduğunu, davalı ...’ndan kiraladığını, taşınmazın kime ait olduğunu bilmediğini beyan etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, mülkiyet hakkına dayalı men’i müdahale istemine ilişkin olup 30.04.2008 tarihinde sulh hukuk mahkemesinde açılmıştır.
492 sayılı Harçlar Kanununun 16. maddesince “müdahalenin men’i, tescil, tapu kayıt iptali gibi gayrimenkulün aynına taalluk eden davalarda, gayrimenkulün değeri nazara alınarak” harç alınır. Mahkemelerin görev konusunu düzenleyen HUMK’nun 1. maddesi gereğince de görev dava olunan şeyin değerine göre belirtilmiş ise görevli mahkemenin tespitinde davanın açıldığı gündeki değerin esas alınması gerekir. Gerek harç sorunu, gerekse görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu tartışmasızdır.
Somut olayda, 1132 parsel numaralı taşınmazdaki meskenin değerinin, davanın açıldığı tarihte sulh hukuk mahkemesinin görev sınırını belirleyen 6.330 TL olarak kabulü hayatın olağan akışına aykırıdır. Mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2011/2712, K. 2011/4110, 30 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama