Dava, aynı zamanda arsa sahibi olan yüklenicinin temliki işlemine dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademede ise satış bedeli olarak ödenen ve değer kazandırıcı giderlerin tahsili istemlerine ilişkindir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, mülkiyet aktarımına ilişkin davacı talebi reddedilmiş, ikinci kademedeki tazminat istemi kabul edilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden aynı zamanda arsa sahibi olan davalının yüklenici gibi hareket ederek muhtelif parseller üzerine inşaat yaptığı, bazı kişileri yapmakta olduğu inşaata yapı ortaklığı modeli ile ilerde bağımsız bölüm mülkiyeti vermek kaydıyla dahil ettiği, bu arada davacının da aynı yöntemle ortaklığa alındığı anlaşılmaktadır.
Dayanılan sözleşmede davalının 783 ada 19 sayılı parsele yapılacak inşaat için ortak alındığı ve kendisine E Blok 1 numaralı dairenin verilmesinin kararlaştırıldığı görülmektedir. Ancak, tapu kayıtlarının incelenmesinden 19 sayılı parselin tevhit sonucu 526 parsel numarasını aldığı, bu parselin de 527, 528, 529, 530, 531 ve 532 sayılı parsellere gittiği, 529, 530, 531 ve 532 sayılı parsellerde kat irtifakı kurulduğu, 527 sayılı parselin 523 sayılı parselle
tevhit edilerek 534 sayılı parseli oluşturduğu anlaşılmaktadır. Görülüyor ki, davalının ortaklık sözleşmesi ile ortak olarak alındığı 783 ada 19 sayılı parsel muhtelif parsellere gitmiş, davacıya verilmesi kararlaştırılan 5 numaralı bağımsız bölümün bu parsellerden hangisinde bulunduğu belirlenemez hale gelmiştir. Sözleşmede belirsizlik mevcut bulunduğundan mahkemenin mülkiyet aktarımı isteminin reddi doğrudur.
Davacı, BK. m. 101 uyarınca davalıyı alacak istemi yönünden temerrüde düşürmediğinden faiz isteminin dava tarihinden itibaren başlatılmasında da isabetsizlik bulunmamaktadır.
Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre davacının temyiz itirazlarının reddi ile sonuç olarak usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, 4077 sayılı Yasanın 23/II maddesi uyarınca davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 11.04.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.