Davacı ..., madencilik faaliyetleri için verilen izin ve ruhsat kapsamında kalan karayoluna davalı tarafından yapılan haksız elatmanın kal suretiyle giderilmesi isteminde bulunmuştur.
Davalı, faaliyetlerinin Maden İşleri Genel Müdürlüğünden alınan ruhsat ve izne dayandığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, hükmüne uyulan Dairemizin bozma kararı çerçevesinde uygulama yapıldıktan sonra dava reddedilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
Çekişme konusu karayolunun davalının ruhsat sahibi olduğu İR:6332 sayılı sahada kaldığı tartışmasızdır. Kısaca, ruhsat kapsamındaki bir kısım yer karayoludur.
21.06.2005 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanan Madencilik Faaliyetleri İzin Yönetmeliğinde, 21.04.2007 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Madencilik Faaliyetleri İzin Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 30. maddesi ile getirilen düzenleme ile 77. maddesinin (c) bendine göre karayolu kenarındaki madencilik faaliyetlerinin yapıldığı yerlerde, karayolu trafik güvenliğinin sağlanması Karayolları Genel Müdürlüğüne ait bir görevdir.
Maden Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin 21. maddesi gereğince de; kamu hizmeti veya umumun yararına ayrılmış ibadethane, okul, hastane, kütüphane, karayolu, demiryolu gibi yer ve tesislere 60 metre mesafe dahilinde madencilik faaliyetleri için Genel Müdürlükten izin alınması zorunludur.
Diğer taraftan, Madencilik Faaliyetleri İzin Yönetmeliğinin “Faaliyetlerin Denetimi” başlıklı 90. madde hükmüne göre de, yönetmelik kapsamında izin verilmiş alanlardaki madencilik faaliyetlerini ilgili bakanlık ve diğer kamu kurum ve kuruluşları kendi mevzuatı kapsamında denetleyebilir.
Yapılan bu denetlemelerde, maden ruhsat alanlarında bu yönetmelik esaslarına uygun çalışılmadığının tespiti halinde, ilgili bakanlık ya da kamu kurum ve kuruluşu tarafından bu yönetmelik çerçevesinde yapılacak işlemler genel müdürlüğe bildirilir. Yönetmeliğe aykırı faaliyetin bulunduğunun tespiti halinde gerekli önlemler alınıncaya kadar genel müdürlük tarafından bu alanda madencilik faaliyetleri durdurulur.
Bu hususların dışında, alınan ruhsata uygun olarak madencilik faaliyetlerinin sürdürülmesi halinde, ruhsat iptal edilmeden herhangi bir işlem yapılamayacağından, karar sonuç bakımından doğrudur.
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriği ile hükmüne uyulan Dairemiz bozma kararı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapıldığına göre davacının bütün temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, 06.06.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.