KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2011/496 E., 2011/1871 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Şubat 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
253 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 25.09.2007 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı kurulması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 28.06.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, Türk Medeni Kanununun 747. maddesine dayalı geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bilirkişi raporu ve krokisinde 3 no’lu güzergâh olarak belirtilen bölümden davacının 18 sayılı parseli lehine geçit kurulmuştur.
Hükmü, davalılar temyiz etmiştir.
Ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi geçit davalarının nedenidir. Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine “mutlak geçit ihtiyacı” veya “geçit yoksunluğu”, ikincisine de “nispi geçit ihtiyacı” ya da “geçit yetersizliği” denilmektedir.
Somut olayda davacı parselinin 18 sayılı parselin yararına geçit kurulan 3 no’lu güzergahtan genel yola bağlantısının sağlanıp sağlanmadığı anlaşılamamaktadır. Davanın, mahkemenin kabul ettiği gibi sonuçlandırılması ancak 3 no’lu güzergâhın genel yola bağlantısının bulunması halinde olanaklıdır. Mahkemece, öncelikle kurulan geçitin genel yola bağlanıp bağlanmadığı tespit edilmeli aksi takdirde diğer alternatifler değerlendirilmelidir.
Değinilen bu yön açıklığa kavuşturulmadan davanın kabulü doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2011/496, K. 2011/1871, 16 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama