KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2011/5217 E., 2011/6367 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
363 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı tarafından, davalı aleyhine 24.09.2010 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 02.03.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soyisim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Bu davalar, taşınmazın aynına ilişkin bulunduğundan HUMK’nun 13.maddesi uyarınca taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılır.
Tapu Sicil Müdürlüğüne husumet yöneltilerek açılması gereken kayıt düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir.
1-Düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmelidir.
2-Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmelidir.
3-Taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
4-İstem konusunda tanık dinlenmelidir.
5-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır.
Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında;
Davacı, 2238 parsel sayılı taşınmazda “... oğlu ...'ın” “... ... oğlu ... ...” olarak düzeltilmesini talep etmiştir.
Davalı idare vekili, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosya içerisinde bulunan belgeler incelendiğinde, nüfus müdürlüğünden ve zabıta aracılığıyla yapılan araştırmada davacının murisi “... ... oğlu ... ...” dışında “...” isminde başka kimsenin olup olmadığı sorulmuştur. Oysaki mahkemenin yapması gereken iş nüfus müdürlüğünden ve zabıtadan tapuda malik görünen “... oğlu ... ...” isminde bir kimsenin olup olmadığını araştırmak olmalıydı. Değinilen husus gözardı edilerek eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulması doğru olmamış, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2011/5217, K. 2011/6367, 16 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama