KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2011/5510 E., 2011/6808 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
302 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 15.08.2006 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı kurulması istenmesi üzerine bozmaya uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 14.10.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Dava, Türk Medeni Kanunu’nun 747. maddesine dayanılarak geçit hakkı tesisi istemi ile açılmıştır.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 366 parsel sayılı taşınmaz lehine, 360 parsel sayılı taşınmaz üzerinden geçit tesisine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı İsmali Hayırlı vekili temyiz etmiştir.
Geçit hakkı kurulması istemine ilişkin davalarda amaç genel yola ulaşım olanağı bulunmayan taşınmazların yol ihtiyacını karşılamaktır. Gerçekten davacı taşınmazının nisbi geçit ihtiyacı içinde bulunduğu açıktır.
Geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak geçit güzergahı belirlenirken komşuluk hukukunun fedakarlığın denkleştirilmesi prensibi hiçbir zaman gözden kaçırılmamalıdır. Denilebilir ki, geçit kurulmasına ilişkin davalarda davacının tam bir tasarruf hakkı yoktur. O yüzden, uygun geçit güzergahı saptanırken davacının subjektif isteğine bakılmamalı, geçit az yukarıda sözü edilen fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesi gözetilerek objektif ölçülere uygun belirlenmelidir.
Bu genel açıklamalardan sonra somut olaya gelince;
Kadastro paftasında ve zeminde mevcut olan yolun geçit ihtiyacını karşılamayan bölümlerinin ihtiyaca cevap verecek şekilde genişletilmek suretiyle geçit hakkı tesisi gerekir iken mahkemece 360 parsel sayılı taşınmazdan geçit kurulması taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakârlığın denkleştirilmesi prensibine uygun değildir. Bu nedenle 17.5.2007 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) ile işaretli yeşil renkle gösterilen bölümden geçit kurulması gerekirken, yazılı gerekçe ile 360 sayılı parselde (C) ile işaretli bölümden geçit kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2011/5510, K. 2011/6808, 25 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama