İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2011/5697 K.2011/6935

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 31.12.2009 gününde verilen dilekçe ile noter satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 04.12.2010 günlü hükmün Yargıtayca…

Esas2011/5697Karar2011/6935Tarih30 Mayıs 2011Okuma5 dk · 930 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2011/5697 E., 2011/6935 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
30 Mayıs 2011
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

930 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 31.12.2009 gününde verilen dilekçe ile noter satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 04.12.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Dava, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

Davacılar vekili davalıların dava konusu 317 parsel sayılı taşınmazdaki hisselerini 05.05.1970 tarihli taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile satın aldıklarını ve zilyetliğini devraldıklarını belirterek taşınmazın davalıların hissesine düşen 25.167,00 m2 kısmının iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili cevabında iştirak halinde mülkiyetin söz konusu olduğundan ifa olanağı bulunmadığını, daha önce davacılardan ... ve ...’nın Kazan Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/25 Esas 2009/213 karar sayılı dosyasında elatmalarının önlenmesine karar verildiğini, yine davacılardan ... ve ... aleyhine açılan 2006/101 esas 2006/411 karar sayılı müdahalenin men’i davasının da kabul edildiğini ayrıca ... mirasçılarından ...’ın 2001/76 esas ve ... mirasçılarından ...’ın 2001/86 esas sayılı dosyalarda açmış oldukları davaların reddedilerek kesinleştiğini, bu nedenle kesin hüküm bulunduğunu ve davacılar yönünden kesin hüküm oluştuğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece davacıların dayanağı olan 05.05.1970 tarihli satış vaadi sözleşmesine dayanılarak açılan tapu iptali tescil ve müdahalenin önlenmesi davalarına ilişkin olarak verilen kararların kesinleştiği, dava konusu taşınmazların davalılara ait olduğunun kesinlik kazandığı, taşınmazların davalılara teslim edildiği, ayrıca davacıların zilyetliğe dayalı olarak tescil isteyebilmeleri için taşınmazın tamamına zilyet olmaları gerektiği, davacıların ise taşınmazın sadece bir kısmına zilyet olmaları nedeniyle zilyetliğe dayalı olarak da tescil talebinde bulunamayacakları gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.

Davacılar vekili hükmü temyiz etmiştir.

Bir davada kesin hükümden söz edebilmek için dava konusunun, dava sebeplerinin ve davanın taraflarının aynı olması gerekir. Taraflar arasında daha öce görülüp sonuçlandırılan men’i müdahale davalarının tarafları ve konuları aynı olsa dahi hukuki sebebi tapu iptali ve tescile konu eldeki davanın hukuki sebebi ile tamamen farklı olduğundan men’i müdahale davaları bu dava yönünden kesin hüküm teşkil etmez.

Diğer taraftan, elbirliği halinde mülkiyette mirasçılar arasında ortaklık bağı vardır. Bu kişiler mirasçı sıfatı ile bir mala veya hakka birlikte malik olmak durumundadır. Elbirliği mülkiyetinde malikler mülkiyet payını ayırmadığından eşya üzerinde paydaş değil, ortaktır. Türk Medeni Kanununun 701-703 maddeleri uyarınca bu tür mülkiyetin (ortaklığın) tüzel kişiliği bulunmadığından ortaklardan her birinin eşya üzerinde doğrudan bir hakkı da yoktur.

Bu anlatımın doğal sonucu olarak da mülkiyet bütünüyle ortakların tümüne aittir. Yine bu tür mülkiyette işin özelliği gereği ortaklar arasında zorunlu dava arkadaşlığı vardır. Şayet davalı olacaklarsa davanın ortakların tümü aleyhine açılması gerekir.

Medeni Kanunumuzda her bir ortağın tek başına dava açabileceği, ne var ki, açtığı bu davanın devam edebilmesi için öteki ortakların açılan davaya olur vermeleri ya da davanın miras şirketine atanacak temsilci aracılığı ile sürdürülebileceği kural olarak benimsendiğinden ve dava ehliyetinin varlığı mahkemece re'sen araştırılması gereken hususlar arasında bulunduğundan davaya katılmayan ortakların olurları alınmaksızın veya Türk Medeni Kanununun 640.maddesi uyarınca miras şirketine temsilci atanmaksızın dava sürdürülemez.

Mahkemece davacıların dayanağı olan satış vaadi sözleşmesine dayanılarak açılan tapu iptali tescil ve müdahalenin önlenmesi davalarına ilişkin olarak verilen kararların kesinleştiği, dava konusu taşınmazların davalılara ait olduğunun kesinlik kazandığını gerekçesiyle davanın esastan reddine karar verilmiş ise de; dava konusu 317 parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak düzenlenen satış vaadi sözleşmesinin satış vaadi alıcılarından ...’ın dosya içerisindeki veraset belgesine göre mirasçıları ... ve ... davada davacı olarak yer almamıştır. Bu kişiler yönünden taraf teşkili tam olarak sağlanmadan davanın esası hakkında hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.

Dosya içerisindeki 05.05.1970 tarihli davacılar ile davalılar ..., ... ile tarafların müşterek murisleri ... ve ... arasında düzenlenen satış vaadi sözleşmesi geçerli bir sözleşmedir.Satış vaadi sözleşmesi incelendiğinde satış vaadinde bulunanlar ... ve ...’dır. 2001/76 esas sayılı dosyada davacı ... tarafından satış vaadi borçlularından sadece ... aleyhine dava açılmıştır. Diğer satış vaadi borçlusu ... 31.12.1998 tarihinde ölmüş olup mirasçıları aleyhine açılmış bir dava yoktur. Aleyhine dava açılan ... dava tarihinde tapuda iştirakli paydaş ise de satış vaadi sözleşmesinde satış vaadinde bulunanlar arasında yer almamaktadır. Nitekim mahkemece de ...’ın sözleşmenin tarafı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.

Davacı ... ise satış vaadi sözleşmesi alacaklılarından ...’ın mirasçılarından olup yukarıda açıklandığı üzere Türk Medeni Kanununun 640.maddesi gereğince terekeyi temsil yetkisi bulunmadığından Kazan Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/76 esas 2006/92 karar sayılı kararı da davanın taraflarının aynı olmaması nedeniyle görülmekte olan dava için kesin hüküm veya güçlü delil teşkil etmeyecektir.

Yine dosya içerisindeki 2001/86 esas sayılı dava dosyasının incelenmesinde davacılardan ... tarafından ... ve ... aleyhine aynı satış vaadi sözleşmesine dayanılarak tescil talebinde bulunulduğu, aynı gerekçelerle davanın reddine karar verildiği, bu kararın da temyiz edilmeden kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bu davada da, aleyhine dava açılan ... dava tarihinde tapuda iştirakli paydaş ise de, satış vaadi sözleşmesinde satış vaadinde bulunanlar arasında yer almamaktadır. Davacı ... ise satış vaadi sözleşmesi alacaklılarından ...’ın mirasçılarından olup Türk Medeni Kanununun 640. maddesi gereğince terekeyi temsil yetkisi bulunmadığından verilen karar kesin hüküm veya güçlü delil oluşturmayacaktır.

Diğer taraftan 3194 sayılı İmar Kanununun 18/son maddesi gereğince veraset yolu ile intikal eden, bu kanun hükümlerine göre şuyulandırılan Kat Mülkiyeti Kanunun uygulaması, tarım ve hayvancılık, turizm, sanayi ve depolama amacı için yapılan hisselendirmeler ile cebri icra yolu ile satılanlar hariç, imar planı olmayan yerlerde her türlü yapılaşma amacıyla arsa ve parsellerin hisselere ayıracak özel parselasyon planları, satış vaadi sözleşmeleri yapılamaz. Bu nedenle mahkemece satış vaadine konu hisselerin ana taşınmazdan ifrazının mümkün olup olmadığı ilgili yerlerden sorulup araştırılmalıdır.

O halde mahkemece öncelikle taraf teşkili tam olarak sağlanmalı, daha sonra davanın esasına girilerek gerekli araştırma ve incelemeler yapılarak taşınmazın ifrazının mümkün bulunması halinde satış vaadine konu payın tesciline karar verilmelidir.Yukarıda belirtilen hususlar gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yakarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 30.05.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2011/5697, K. 2011/6935, 30 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/5697
Karar No
2011/6935
Tarih
30 Mayıs 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2011/5697 K.2011/6105
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2011/5699 K.2011/9271
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2011/5699 K.2011/6819
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2011/5700 K.2011/9274
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2011/5700 K.2011/7173
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2011/5701 K.2011/5992

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.