İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2011/6428 K.2011/11420

Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 19.02.2009 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil veya tazminat ile alacak istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; tapu ipatali ve tescil istemlerinin reddine, alacak isteminin kısmen kabulüne…

Esas2011/6428Karar2011/11420Tarih4 Ekim 2011Okuma4 dk · 863 kelime

KÜNYE

14. Hukuk Dairesi 2011/6428 E., 2011/11420 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
4 Ekim 2011
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

863 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 19.02.2009 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil veya tazminat ile alacak istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; tapu ipatali ve tescil istemlerinin reddine, alacak isteminin kısmen kabulüne dair verilen 21.12.2010 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi ... vekili ve duruşmasız olarak davacı ... vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 04.10.2011 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı ... vekili Av. ... ile karşı taraftan davalı vekili Av....geldiler.

Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı ..., bedelini ödeyerek edindiği, ancak yabancıların taşınmaz edinme yasağı nedeniyle adına tescilini sağlayamadığı dava konusu 2 parsel sayılı taşınmazı davalı adına tescil ettirdiğini, 06.11.2006 tarihli protokole rağmen taşınmazın geri verilmediğini ileri sürerek, 2 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptaliyle adına tescilini, adına tescili olanaklı bulunmadığında ... adına tescilini veya taşınmaz bedeli ile 150.000 Euro cezai şartın davalıdan alınarak davacı ...’e verilmesini istemiş; 07.04.2009 tarihli oturumda da 150.000 Euro cezai şartın sehven yazıldığını belirterek 50.000TL alacak isteminde bulunmuştur.

Davalı, taşınmazın davacı ...’in gönderdiği paralar ile satın alınmadığını, davacının gönderdiği paralar ile satın alınan taşınmazların ...’a devredildiğini, 06.11.2006 tarihli sözleşmenin inanç sözleşmesi olmadığını, taşınmazın edinilmesinden sonra düzenlendiğini, 150.000 Euro cezai şartın 13 adet taşınmaz için düzenlendiğini, davacı ...’nın aktif dava ehliyeti bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davada dayanılan 06.11.2006 günlü sözleşme tapuda devir tarihi olan 15.09.2003 tarihinden sonraki bir tarihi taşıdığı gerekçesi ile tapu iptali ve tescil isteminin reddine, 3.000TL alacağın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Hükmü, davacı ... vekili ile davacı ... vekili temyiz etmişlerdir.

1-Dava, inanç sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil; ikinci kademede taşınmaz bedelinin alınması istemlerine ilişkindir.

İnançlı işlemler, inananın teminat oluşturmak veya yönetilmek üzere mal varlığı kapsamındaki bir şey veya hakkını, inanılana devretmesi ve inanılanın da inanç anlaşmasındaki koşullara uygun olarak inanç konusu şeyi kullanmasını, amaç gerçekleştiğinde ise belirlenen şekilde inanana iade etmesini içeren işlemlerdir.

İnançlı bir işlem ile inanan, sahibi olduğu bir mülkiyet veya alacak hakkını inanılana kazandırıcı bir işlemle devretmekte ancak borçlandırıcı bir sözleşme ile de onu bazı yükümlülükler altına sokmaktadır.

İnançlı işlemin taraflarını, inanan ve inanılan oluşturur. Bir hakkı yada nesneyi, güvendiği bir kişiye inançlı olarak devreden kimseye “inanan” adı verilir. Devredilen hak veya nesneyi, kendisine ait bir hak olarak kendi yararına, doğrudan doğruya ve dolayı olarak kullanan kişiye de “inanılan” denir. İnananın, inanılana inançlı olarak kazandırdığı hak ya da nesne ise “inanç konusu şey” olarak nitelenir. İnançlı bir işlemde, kazandırıcı işlemin tarafları ile borç doğuran anlaşmanın tarafları aynıdır.

İnançlı işlemde inanılan, hakkını kullanırken kararlaştırılan koşullara uymayı, amaç gerçekleşince veya süre dolunca hak veya nesneyi tekrar inanana (veya onun gösterdiği üçüncü kişiye) devretmeyi yüklenmektedir. İnançlı işlem, kazandırmayı yapan kişiye yani inanana belirli şartlar gerçekleşince, kazandırmanın iadesini isteme hakkı sağlayan bir sözleşmedir.Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde bunun dava yoluyla hükmen yerine getirilmesi istenebilir.

İnanç sözleşmeleri kaynağını Borçlar Kanunun 18.maddesi ile 05.02.1947 tarihli ve 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararından alır. Sözü edilen bu karar uyarınca inanç ilişkisinin ancak, yazılı delille kanıtlanabilir. Bu yazılı delil, tarafların getirecekleri ve onların imzalarını taşıyan bir belge olmalıdır. Kısaca, inanç ilişkisinin varlığını kabul edebilmek için yazılı bir sözleşmenin açıklanan nitelikte bir yazılı delil bulunmasa da, yanlar arasındaki uyuşmazlığın tümünü kanıtlamaya yeterli sayılmamakla beraber bunun vukuuna delalet edecek karşı tarafın elinden çıkmış (inanılan tarafından el ile yazılmış fakat imzalanmamış olan bir senet veya mektup,

daktilo veya bilgisayarla yazılmış olmakla birlikte inanılanın parafını taşıyan belge, usulüne uygun onanmamış parmak izli veya mühürlü senetler gibi) yazılı delil başlangıcı niteliğinde bir belgenin varlığı aranır. Yazılı delil başlangıcı niteliğinde belge varsa 6100 sayılı HMK'nun 202.maddesi uyarınca inanç sözleşmesi “tanık” dahil her türlü delille ispat edilebilir.

Bu genel açıklamalardan sonra somut olaya gelince,

Davacının dayandığı 06.11.2006 tarihli belgenin dava konusu taşınmazın tapuda davalı adına tescil edildiği 15.09.2003 gününden sonra düzenlenmesinin bir önemi yoktur. Çünkü, 05.02.1947 tarihli ve 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında böyle bir kısıtlama bulunmamaktadır. Bu husus, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 14.07.2010 günlü ve 2010/14-394Esas 2010/395Karar sayılı ilamında da belirtilmiştir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının yorum yolu ile genişletilerek bir taraf aleyhine durum yaratılması İçtihadı Birleştirme Kararı ile amaçlanan sonuca uygun değildir. Bu nedenle, işin esası incelenerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.

2- HMK 26. maddesi gereğince hakim tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olup ondan fazlasına veya başka bir şeye hüküm veremez. Dava dilekçesinde davacının davalıya banka havalesi yoluyla gönderdiği bedellerin tahsilini istemediği, böyle bir istemi yargılama esnasında ıslah yoluyla da ileri sürmediği halde, mahkemece talep aşılarak 3.000TL alacağın hüküm altına alınması doğru görülmemiştir.

3- HMK'nun 24. maddesi gereğince hakim iki taraftan birinin talebi olmaksızın re’sen bir davayı tetkik ve halledemez. Dava dilekçesindeki başlıkta davacı ... yazılmış ise de, anılan kişinin dava dilekçesinde bizzat veya vekilinin imzası bulunmadığı gibi yargılama sırasında davada vekil aracılığıyla dahi temsil edilmemiştir. ...’un usulünce açtığı bir dava, yargılama esnasında davacı sıfatını gösterir bir işlemi de bulunmadığı halde, mahkemece anılan kişi taraf olarak kabulü ile hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.

Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün (1.) ve (2.) bentler uyarınca davacı ...; (3.) bent uyarınca ... yararına BOZULMASINA, 825TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı ...’e verilmesine, 04.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2011/6428, K. 2011/11420, 4 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/6428
Karar No
2011/11420
Tarih
4 Ekim 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2011/6429 K.2011/16213
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2011/6429 K.2011/9637
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2011/6429 K.2011/7473
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2011/6429 K.2011/10852
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2011/6429 K.2011/16291
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2011/6430 K.2011/7472

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.