KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2011/6445 E., 2011/7473 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
295 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 18.06.2009 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 07.04.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı,maliki olduğu 544 ve 547 parsel sayılı taşınmazlarına davalı şirketin izin almadan enerji hattı çektiğini belirterek, elatmasının önlenmesi ile fazlaya dair hakkı saklı kalmak kaydıyla 3000 TL işgaliye bedeli tahsilini istemiştir.
Davalı,davacının parsellerinde elektrik direklerinin bulunmadığını, istenen ecrimisilin de fahiş olduğunu, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne,114,94 TL ecrimisilin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline, davalının elektrik teli geçirmek sureti ile 544 ve 547 parsellere yaptığı toplam 237m2 alana vaki elatmasının önlenmesine karar verilmiştir.
Hükmü her iki taraf vekili temyiz etmiştir.
Mahallinde yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporlarına göre davalı şirketin hiç bir hukuki nedene dayanmadan davacı taşınmazlarından elektrik hattı geçirdiği anlaşılmıştır. Bu nedenle elatmanın önlenmesine karar verilmesinde bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Ancak HUMK’nun 74. maddesi gereğince hakim her iki tarafın iddia ve savunmalarıyla bağlı olup ondan fazlasına veya başka bir şeye hüküm veremez. Talep bulunmadığı halde fuzuli işgal bedeli için faize karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Diğer taraftan ecrimisilin davalının taşınmazlara elatma tarihinden dava tarihine kadar olan dönem için gerek elektrik direğinin bulunduğu alan ve gerekse hattın geçtiği alan toplamı üzerinden hesaplanması gerekir,Dosya içindeki belgelerden davalının hattı 18.10.2007 tarihinde kurduğu anlaşıldığından, fiilen elattığı bu tarihten dava tarihine kadar geçen dönem için ecrimisil hesaplanması gerekir iken üç yıl üzerinden hesaplanması da doğru değildir. Bunun için işgaliye bedelinin yeniden uzman bilirkişiye hesaplatılması gerekir,
Yukarıda belirtilen eksiklikler nedeniyle hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2011/6445, K. 2011/7473, 8 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama