KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2011/6629 E., 2011/11460 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
409 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı tarafından, davalı aleyhine 16.07.2007 gününde verilen dilekçe ile TMK' nun 725. maddesine dayalı temliken tescil; birleşen davada ise davacı ... tarafından 28.07.2005 günlü dilekçe ile elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne dair verilen 20.05.2010 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi asıl dava davacısı birleşen dava davalısı ... tarafından istenilmekle, tayin olunan 04.10.2011 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden asıl dava davacısı asil ve vekili Av. ... geldi.
Karşı taraftan gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen tarafın sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Asıl davada, 115 ada 16 sayılı parsel Maliki davacı ...; davalıya ait 115 ada 15 sayılı parsele taşkın yapısı nedeniyle TMK’ nun 725. maddesince temliken tescil isteminde bulunmuştur. Birleşen davada ise, davacı ... elatmanın önlenmesini istemiştir.
Mahkemece, asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davacı-birleşen dava davalısı ... temyiz etmiştir.
1- Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve dosya içeriğine göre davacı- birleşen dava davalısı ...’un aşağıdaki bentlerin dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Asıl davada davacı ... tarafından, 28.11.2006 tarihli fen bilirkişi raporunda davalıya ait 115 ada 15 parsel içinde gösterilen yapı nedeniyle temliken tescil isteminde bulunulmuştur. Yargılama sırasında ise, 3402 sayılı Yasa’nın 41. maddesi gereğince kadastro müdürlüğünce re’sen yapılan ve kesinleşen düzeltme sonucunda yapının tecavüzlü kısım üzerinde bulunmadığı, başka bir deyişle yapının tecavüzlü olmaktan çıktığı ve davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından, asıl davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, reddi doğru olmamıştır.
3- Birleşen dava ise, dava dilekçesinde 1.000 TL değer gösterilerek açılmıştır. Yargılama aşamasında yapılan keşifte dava konusu 466,50 m2’ lik taşınmaz kısmının değeri 111.960 TL olarak belirlenmiştir. Elatmanın önlenmesi davası kabul edilerek keşifte belirlenen taşınmaz kısmının değeri esas alınarak 10.787,60 TL vekalet ücreti takdirine gidildiği anlaşılmaktadır. Dava konusu taşınmazın keşifte belirlenen değeri üzerinden harç tamamlanmadığına göre birleşen davanın davacısı yararına dava dilekçesinde belirtilen ve harcı ikmal edilen değer üzerinden hesaplanacak vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bu nedenlerle hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2011/6629, K. 2011/11460, 4 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama