KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2011/6795 E., 2011/7932 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
297 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 04.01.2001 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 10.11.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar ... vekili davalı ..., ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, Türk Medeni Kanununun 747. maddesine dayalı geçit irtifakı tesisi istemine ilişkindir.
Davalılar ..., ... ve ... davanın reddini savunmuşlar, diğer davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, 7 ada 2011 sayılı parsel yararına fen bilirkişisinin 12.06.2009 tarihli rapor ve krokisinde 4. alternatif olarak gösterilen 210, 209, 200, 203 ve 202 sayılı parseller üzerinden geçit hakkı kurulmasına karar verilmiştir.
Hükmü, 209, 203 ve 201 parsel malikleri temyiz etmiştir.
Dosyadaki bilgilere göre henüz imar uygulaması yapılmadığından davacıların maliki olduğu 211 sayılı parselin mutlak geçit ihtiyacı içerisinde olduğu sabittir. Ne var ki, geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Geçit gereksiniminin nedeni, taşınmazın niteliği ile bu gereksinimin nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının sübjektif arzularına göre değil, objektif esaslara uygun olarak belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakârlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır.
Bütün bunların sonucu olarak somut olayda olduğu gibi geçit kurulurken komşu taşınmaz bölünerek ekonomik olarak yok edilmemelidir.209 ve 210 parsel sayılı taşınmazların ikiye bölünerek geçit tesis edilmesi durumunda komşuluk hukukunun temelinde yatan fedakarlığın denkleştirilmesi prensibi zedelenmiş olur.
Bu durumda mahkemece davacının geçit ihtiyacının başka güzergahtan karşılanabilmesi için gerekli araştırma ve incelemeler yapılarak ve bilirkişilerden yeniden rapor alınarak sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.
Değinilen yönlerin gözardı edilmesi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2011/6795, K. 2011/7932, 16 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama