İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2011/6995 K.2011/12418

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 30.01.2008 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve yol olarak terkin, tapu iptali ve tescil, tapu iptali ve mera olarak sınırlandırma istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne dair verilen…

Esas2011/6995Karar2011/12418Tarih20 Ekim 2011Okuma4 dk · 784 kelime

KÜNYE

14. Hukuk Dairesi 2011/6995 E., 2011/12418 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
20 Ekim 2011
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

784 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 30.01.2008 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve yol olarak terkin, tapu iptali ve tescil, tapu iptali ve mera olarak sınırlandırma istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne dair verilen 14.12.2010 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili ve duruşmasız temyizi ihbar olunan Hazine vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 04.10.2011 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı asil ... ve Hazine vekili Av.... ile karşı taraftan davacı Köy vekili Av.... ile müdahil ... vekili ... geldiler.

Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı köy tüzel kişiliği 101 ada 235 sayılı parseli davalının Hazineden ihale ile satın almak suretiyle mülk edindiğini, ancak taşınmazın çap kaydı içerisinde çeşme-dere yatağı, hayvanların sulandığı suvat yeri, dinlendikleri eyrek yeri, kadim yollar bulunduğunu, mera ve otlak olarak kullanılan bir yer olduğunu, taşınmaza ait tapu kaydının iptali ile yolların terkinini, suvat ve eyrek yerlerinin köy adına tapuya tesciline, mera olan bölümün de bu niteliği ile özel siciline yazılmasına karar verilmesini istemiştir.

Davalı, taşınmazı Hazinenin yaptığı ihale sonucu kendisinin satın aldığını, yol olduğu iddia edilen bölümlerin çap kaydında gösterilmediğini, mera niteliği taşımayıp ham toprak olduğunu, Türk Medeni Kanununu 1023. maddesi gereğince iyiniyetli bulunduğunu, açılan davanın reddini savunmuştur.

Davaya ... ve ... müdahil olarak katılmış, davacı köyün talebine uygun hüküm kurulması isteminde bulunmuşlardır.

Davanın ihbar edildiği Hazine, taşınmazın ham toprak niteliği taşıdığını, davanın reddi gerekeceğini belirtmiştir.

Mahkemece dava kabul edilmiş, 101 ada 235 sayılı parselin tapu kaydının iptaline, bilirkişinin 17.05.2010 tarihli rapor ve krokisinde 32 ve 31 numaralı noktalar ile 19 numaralı nokta arasındaki tali kısım hariç olmak üzere krokide yol olarak gösterilen ve kadim yol olarak kullanıldığı saptanan alanların tapudan terkinine, yol olarak terkin edilen bölümler dışındaki alanın ise mera olduğu belirlendiğinden meralara ilişkin sicile bu vasfı ile yazılmasına karar verilmiştir.

Hükmü, davalı ve davanın ihbar edildiği Hazine temyiz etmiştir.

Burada öncelikle “yol” ve “mera” kavramları üzerinde durulması gerekmektedir.

Yollar, paralı veya parasız kamunun yararlanmasına tahsis edilen veya kamunun kadimden beri yararlandığı belgelerle yada bilirkişi veya tanık sözleriyle ispatlanan taşınmaz bölümüdür. 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/b maddesi uyarınca yol, meydan, köprü gibi orta malı taşınmazların tescili gerekmez. Bunların haritasında gösterilmesiyle yetinilir.

4342 sayılı Mera Kanununu 3. maddesinde yapılan tanıma göre de, mera hayvanların otlatılması ve otundan yararlanılması için tahsis edilen veya kadimden beri bu amaçla kullanılan yerlerdir.

Görülüyor ki, bir arazi parçasının yasanın aradığı anlamda yol veya mera olarak kabulü ya bir tahsisin varlığına ya da o taşınmazın kadimden beri yol veya mera olarak kullanılması koşuluna bağlıdır.

Yol ve mera kavramlarına ilişkin bu genel açıklamalardan sonra somut olaya gelince;

Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden 126.603 m2 yüzölçümündeki 101 ada 235 sayılı parselin kadastro çalışmaları sırasında “ham toprak” niteliğinde davanın ihbar edildiği Hazine adına 24.12.1999 tarihinde tescil edildiği, 26.12.2007 tarihindeki ihale sonucu davalının taşınmaza malik olduğu anlaşılmaktadır. Taşınmazın kadastro tutanağının edinme sebebi hanesinde ise kadastro işleminin 3402 sayılı Kadastro Kanununu 18. maddesine dayanılarak yapıldığı görülmektedir.

Yerinde yapılan keşiflerde dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıklar çekişme konusu taşınmazı genel olarak köy boşluğu şeklinde nitelemişler, açıkça taşınmazın kadimden beri mera olarak kullanılmakta olduğunu bildirmemişlerdir. Esasen davacı köy tahsise değil kadim yararlanma hakkına

dayanmıştır. Ziraat mühendisi bilirkişi ise taşınmazda eğimin % 5-25 arası farklılık gösterdiğini, üzerinde farklı diken çeşitleri, sığır kuyruğu, geven, ayrık, buğdaygil, baklagil bitkileri bulunduğunu, bu bitkiler mera bitkisi olsa da taşınmazın kadimden beri ne şekilde kullanılıyor ise nitelendirilmesinin de buna göre yapılması gerektiğini belirtmiştir. Bilirkişinin ortaya koyduğu bu bilgilere göre dava konusu taşınmazın ham toprak niteliği ile Hazine adına kayıt edilmesi 3402 sayılı Kadastro Kanununun 18.maddesinin amacına uygundur. Özetleyerek belirtmek gerekirse, taşınmaz mahkemenin kabul ettiğinin aksine mera değil ham toprak özellikleri göstermektedir. Dolayısıyla taşınmazın mera olduğunu kabule olanak yoktur.

Davacı köyün kadim yol iddiası ile açtığı davaya gelince;

Yukarıda vurgulandığı üzere, yollar paralı veya parasız kamunun yararlanmasına tahsis edilen veya kamunun kadimden beri yararlandığı belgelerle ya da bilirkişi veya tanık sözleriyle ispatlanan taşınmazlardır.

Davacı köy, yola ilişkin davasını kadimlik iddiasına dayandırmıştır. Kelime anlamı olarak kadim sözcüğü öncesi bilinmeyen bir zamanı ifade eder. Davacının yol iddiasının da bu sözcüğe uygun bir şekilde araştırılması gerekir.

Yola ilişkin dava bakımından mahkemece yapılması gereken iş, taşınmazın bulunduğu yöreye ait en eski memleket haritası ve hava fotoğraflarını ait olan yerlerden getirmek, bu şekilde dosyayı keşfe hazırlamak, yerinde yeniden keşif yapılarak hava fotoğraflarını mahalline uygulamak, kadimlik iddiası hakkında böylelikle bir kanaata vardıktan sonra sonucuna göre bir hüküm kurmak olmalıdır.

Yola ilişkin davacı isteminin eksik inceleme ve araştırmayla hüküm altına alınması da açıklanan nedenlerle doğru görülmemiştir.

Karar tüm bu nedenlerle bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde iadesine, 20.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2011/6995, K. 2011/12418, 20 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/6995
Karar No
2011/12418
Tarih
20 Ekim 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2011/6996 K.2011/8601
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2011/6996 K.2011/11423
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2011/6996 K.2011/11590
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2011/6996 K.2011/12421
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2011/6997 K.2011/11036
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2011/6997 K.2011/14632

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.