KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2011/7208 E., 2011/7909 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
344 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı tarafından, davalı aleyhine 04.01.2011 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 08.03.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, tapu kaydında yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istemine ilişkindir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2-Davacı, dava konusu 145 ada 15 ve 457 ada 4 sayılı parsellerin paylı maliki olduğunu, taşınmazların tapu kayıtlarında soyadının yanlış yazıldığını, düzeltilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davanın 457 ada 4 sayılı parsel yönünden kabulüne, 145 ada 15 sayılı parsel yönünden ise reddine karar verilmiştir. Ancak hüküm fkrasında neyin düzeltildiği açıkça yazılmamıştır. HUMK'nun 388. maddesine göre, ... hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
HUMK'nun 389. maddeside de kararda iki tarafa yükletilen görev ve verilen hakların şüphe ve tereddüdü gerekmeyecek biçimde açık olarak yazılması öngörülmüştür.
Hüküm fıkrası, kararın esası olup, kanunda "hüküm" kelimesi yalnız hüküm fıkrası için kullanılmıştır. Bu nedenle hüküm fıkrasında mahkemenin neye karar verildiği açıkça yazılmalıdır. Hüküm fıkrası çok açık ve infazı mümkün olmalıdır. Mahkemece bu husus gözardı edilerek yalnızca davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HUMK'nun 438/VII. maddesi gereğince düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2011/7208, K. 2011/7909, 16 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama